...

Adem ile Havva’ya, yılanın yaptığı elma şakasını saymazsak tarihteki ilk şaka, eşek şakasıdır büyük ihtimalle. Hatta o zamanki adıyla eşekozorus şakası… Belki ateş bile böyle bir şaka sonucu bulunmuş bile olabilir. Arkadaşının saçını, sakalını keserken (sinekkaydı Alp Çobanı‘nı hatırlayalım) pislik olsun diye çakmaktaşını hızlı hızlı sürten bir adam, arkadaşını yakmıştır ve ateş bulunmuştur.

Medenileşmenin başladığı çağlardan kalma, yazılı olarak bulunan en eski espiri milattan önce 1900’lü yıllardan kalma, tüyleri diken diken eden bir Sümer espirisi. Tarihin tozlu sayfalarından aynen aktarıyorum:

Hatırlanamayacak kadar eski zamanlardan beri, asla meydana gelmemiş bir olay; (*Anlatıcı muhtemelen burada susup dinleyicilerin gözlerine bakar ve cevabı patlatır.) genç bir kadın kocasının kucağındayken hiçbir zaman yellenmedi!” – “Something which has never occurred since time immemorial; a young woman did not fart in her husband’s lap.

“Gıdıkla da güleyim!” lafı, tam da bu yıllarda bulunmuş olsa gerek, zira büyük ihtiyaç. Milattan önce 1600’lü yıllardan kalma, Mısırlılar’a ait bir espiri ise şöyle:

Canı sıkılan bir firavunu nasıl eğlendirirsiniz? Nil nehrinden aşağı, üzerlerine sadece balık ağı giymiş genç kızlarla dolu bir sandal yüzdürün ve firavunu balığa çıkmaya teşvik edin.” – “How do you  entertain a bored pharaoh? Sail a boatload of young women dressed only in fishing nets down the Nile and urge the pharaoh to go fishing.

Görüldüğü üzere, yazının bulunmasıyla birlikte espri anlayışı ulaşabileceği en üst seviyeye ulaşmış. Yani belin hemen altına. Bir başka önemli nokta, eski çağlardan beri espiride kullanılan ana malzemelerin pek değişmemiş olması.

Takvimler milattan sonra 10. yüzyılı gösterirken, kareli kağıdın da icadıyla artık daha ince, daha merak dolu espiriler yapılmaya başlanmış. Dünyanın en komik film, dizi ve kitaplarına sahip olan İngilizler’in, bilinen en eski espirisi de bu yüzyıla tekabül etmektedir:

Bir adamın uyluğunda asılı duran ve sık sık, daha önceden dürtülmüş olan bir deliği dürtmek isteyen şey nedir? Bir anahtar!” – “What hangs at a man’s thigh and wants to poke the hole that it’s often poked before? A key.

Seviye olarak herkes belin altındayken, o yıllarda biz neredeydik acaba? Göktürk Yazıtları’nda yer alan espirili! bir anlatım ile yazıya son verelim:

“Kırgız’ı uykusunda bastık, uykusunu mızrakla açtık!”

Bol gülücüklü günler…