2003’te kaybettiğimiz Guatemalalı hikayeci Augusto Monterroso Bonilla, Latin Amerika’nın kısa hikayeciliğinde en önemli isimlerdendi.

Epigram ve ironi ustası yazarın en meşhur hikayesi “El Dinosaurio”‘nun hem İspanyolca hem de bütünüyle tarafımdan (!) çevrilmiş Türkçesi şöyle;

“Cuando despreto, el dinosaurio todavia estaba alli.”
“Uyandığında, dinazor hala oradaydı.”

İtalo Calvino, bu kısa hikaye için “Aşanını göremediğim güzellikte bir tek satırlık anlatı.” demiştir. Monterroso’nun pek çok hikayesi şuradan İspanyolca olarak okunabilir (İngilizce’ye çeviri için BabelFish).

Borges’in fantastik metinlerinden yaratıkların
Alice’le çay içtiklerini düşleyin.
Jonathan Swift ve James Thurber’in
notlarını değiş tokuş ettiğini,
Calaveraslı bir kurbağanın
gayet ciddi bir şekilde
Mark Twain okuduğunu hayal edin.
Ve Monterroso ile tanışın.

Carlos Fuentes

Eşek ve Flüt

Ülkenin tam ortasında, kimsenin uzun zamandır çalmadığı bir flüt vardı, taa ki bir gün oradan geçmekte olan bir eşek güçlü bir şekilde flütü üfleyene kadar. Çıkan ses, hayatında -flütün ve eşeğin- çıkardığı en güzel sesti.

Ne olduğuna bir anlam veremeden -ki her ikisi de akılcılığa inanmalarına rağmen bu, ikisinin de en zayıf noktasıydı- kendi yollarına gittiler; mutsuz hayatlarında en iyi yaptıkları şeyden utanarak.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someonePrint this page