Eric Andersen & Genova

 

Futuristika!: Fluxus nedir? Herhangi bir performans/etkinlik gördüğümüzde ne zaman “Evet bu fluxus!” demeliyiz?

Eric Andersen: Fluxus, 1962 yılında bir grup InterMedia sanatçısı tasarından hayata geçirilmiş uluslar arası bir ağdır. Hiçbir zaman network sanatçılarının estetik ya da strateji paylaşımında bulundukları bir hareket olmamıştır. Network olmanın dışında özel bir yerde Fluxus’u aramak isterseniz bulamazsınız. Bir etkinlik için “Bu fluxus’tur” diyen birini tanımyorum ama öyle bir sanatçı kesinlikle Fluxus-Network’üne dahil biri değildir.

Fluxus bir anti-sanat tavrı olan bir hareket değildir. Ancak DaDa ile ortak bir paydada anti-burjuvazi tavrı paylaşır. DaDa, SANAT kavramıyla çok ilgiliydi. InterMedia’da ise hiçkimse bir oluşumun sanat olup olmamasıyla ilgilenmez.

Bildiğimiz kadarıyla Çekoslovakya’da bulundunuz. Bu aynı zamanda bu ülkedeki ilk fluxus etkinlikleriydi. İsminiz ayrıca eski Doğu Bloku ülkelerinde çeşitli etkinliklerde de görüldü. Öte yandan 1960’larda Fluxus büyük başkentlerde, New York, Paris, Madrid, Tokyo gibi mega kentlerde de görüldü. Böyle gelişmiş ülkelerin kentlerinde yoğunluğu olmasının nedeni nedir?

InterMedia sanatın ne olabileceğiyle ilgili yeni bir anlayıştır tümüyle. 1958-62 yılları arasında II. Dünya Savaşı’nın öyle ya da böyle etkilediği ülkelerde çıkmıştır. Ancak komünist ülkeler, kahraman destanlarının sanatını tercih etmiştir. Dolayısıyla InterMedia da yeraltına çekilmek zorunda kalmıştır. Tam da bu noktada [highlight]The Fluxus East[/highlight] kataloğunda yer alan (ISBN 3-932754-87-5) The East Fluxus 1964 ve [highlight] Fluxus Scores and Instructions[/highlight] kataloğunda yer alan Mezzo a Quattro Tempi (ISBN 978-87-90690-21-2) makalelerime atıf yapmak isterim.

Bir zamanlar, Fluxus’un neo-DaDa bir yaklaşım olduğunu, John Cage’in babası, Marcel Duchamp’ın ise büyükbabası olduğunu yazmıştınız. Bu cümleden yola çıkarak, fluxus ile Yoko Ono, John Cage ya da krautrock müzisyenleri arasında nasıl bir ilişki olduğunu ya da olmadığını söyleyebilirsiniz?

Yoko Ono hâlâ network’e bağlı bir sanatçıdır. John Cage değildir. Hem John Cage hem de diğer krautrock müzisyenleri hala müzik denen media çerçevesinde değerlendirilebilir. Yine bu noktada Fluxus Constellation’da (ISBN 88-87262-20-9) bulunan Genova belgesine atıfta bulunabilirim. [Link]

Eric Andersen hakkında

(Anvers 1941- Kopenhang’da yaşıyor ve çalışıyor)

InterMedia’nın öncülerinden olan Andersen elli yılı aşan bir süredir açık yapıtlar, değişime uğrayan yapıtlar, arte strumentale ve geleneksel sanat araçları ya da onaylanmış teknoloji tarafından biçimlendirilmemiş bir iletişim ve seyirci katılımı üretmektedir.

Andersen 1962’de Fluxus uluslar arası ağının kurucularından birisi olmuştur.

Dünya çapında yüzlerce sergi ve performans gerçekleştiren Andersen aralarından birinin bir şehri de içine aldığı sayısız yayına imza atmıştır.

Andersen’in başlıca yapıtları arasında Hidden Paintings, Crying Spaces, Confession Kitchens, Lawns That Turn Towards The Sun ve Artificial Stars yer almaktadır.

Andersen 1996’da Kophenag Avrupa Kültür Şehri kapsamında Avrupa’da gerçekleştirilmiş en büyük InterMedia etkinliğinin sanat yönetmenliğini yapmıştır. Üç gün süren etkinlikte helikopterler, paraşütçüler, canlı koyunlar, dağcılar ve denizde yürüyen şarkıcılar yer almıştır.

Deneysel sanatın başlıca tüm seçkilerinde temsil edilen Eric Andersen çok sayıda özel ve devlet bursuyla ödüllendirilmiştir. Andersen 1987’de Eiffel Kulesi Ödülü’nü ve 1997’de de Danimarka Kraliyet Güzel Sanatlar Akademisi’nce verilen Eckersberg Madalyasını kazanmıştır.