Vücutlarında kalıcı değişiklikler yaparak, görünümlerini ve hislerini değiştirmiş ilgi çekici insanlar var. Çoğunlukla kendilerini bazı hayvanlara benzetme çabası içine girmişler. Herkesin kendine göre bir sebebi ve amacı var.

Mesela, İngiliz sanatçı Julie Harrows estetik ameliyat imkanlarıyla kendisini fantastik dünya karakterlerine benzetmiş.

Şu an profesyonel olarak çeşitli sanat çalışmalarıyla ilgilenen Joshua ise yedi yaşındayken Amerikan ordusunda radar teknisyeni olarak çalışan babasıyla Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de yaşarken, bir gece uzaylılarla temas kurmuş. Bu olayın etkisiyle, aradan yıllar geçtikten sonra bir dizi ameliyatla kendini “Griler” olarak adlandırılan bir alien/uzaylı türüne benzetmiş. Bu yönde gerçekleşen ameliyatlar sonucunda, ki bu ameliyatlarda kulağının kesilmesi, sesinin inceltilmesi, dil ve ağız içi yapısının değiştirilmesi, yüz derisinin kazınması ve dudaklarının küçültülerek birleştirilmesi mevcut, saçı hariç kendini bir uzaylıya benzetmiş. Joshua hala dünyanın çeşitli bölgelerinde sanat ve tasarım çalışmalarını sürdürüyor. Joshua’nın yedi yaşındayken karşılaştığı ve kendini benzetmeye çalıştığı uzaylıyı çizdiği çalışmaya buradan bakabilirsiniz.

joshua-1.jpg

Tom Leppard olarak bilinen Leopar adam ise, Guinness rekorlar kitabında en çok dövmesi olan kişi olarak yer alıyor. Vücudunun %99’u dövmeli olan, 60’lı yaşlardaki Leooard, modern toplumu reddediyor ve yalnızlık içinde yaşıyor. İskoçya’nın kırlık alanlarında yaşıyor ve sadece gerekli eşyalar ya da yiyecek almak için toplum içine çıkıyor. Bu sınırlı anlarda da tüm dövmelerini elbiseyle, görünmeyecek şekilde kapatıyor. Vücudunu ağır biçimde modifiye etmiş diğer insanlardan farklı olarak, gayet bilinçli bir tercih yapmış olan Leppard, yeryüzündeki cennetinde, ruhen huzur içinde yaşadığını söylüyor.

Betty Broadbent ise, modern zamanlarda vücuduna dövme yaptırmayı seçen bilinen ilk kadın. 1909 doğumlu sirk sanatçısının vücudunun tamamına yakınında dövme vardı ve dövmelerinin sayısı 350’yi buluyordu.

betty_broadbent-2.jpg

The Illustrated Lady olarak tanınan Julia Gnuse ise yüzü de dahil olmak üzere vücudunun %95’inin dövme kaplı olmasıyla, bu alanda kadınlar arasında rekora sahip. Güneşe karşı hassasiyete nende olan bir rahatsızlıkla doğan Gnuse, derisinde güneşin neden olduğu yaraları kapatmak için dövme yaptırmaya başlayıp devamını getirmiş.

julia-gnuse.jpg

Elaine Davidson, yeryüzünde en çok piercing taşıyan kadın olarak biliniyor. 2005 yılı itibarıyla vücudunda 3.920 adet piercing bulunduğu belirtiliyor. Piercinglerin toplam ağırlığı 3 kilo civarında yer alıyor. Brezilya doğumlu olan Davidson, şu anda İskoçya’da yaşıyor. Göreceği tepkiden çekindiği için ülkesine dönmüyor.

elaine.jpg

Hawai’de piercing dükkanı işleten Kala’nın da vücudunda 67 piercing bulunuyor. Bedeninin %75’i dövmeyle kaplı olan Kala tüm bunlara ek olarak, kulaklarını genişletmiş, alnına silikondan boynuzlar eklemiş ve kafasının üstüne sivri metaller monte etmiş. Dilini de (fotoğrafta görmüyor olsak da) ortadan kesmiş olan Kala’nın kaşlarının olması gereken yerde dövmeleri ve alnının ortasında da kabartma dövmesi bulunuyor.

kala.jpg


“Unstoppable/Durdurulamaz” Paul
’un diğerlerinden farkı, cinsel organlarında da aşırı modifikasyona gitmiş olması ve piercing ile dövmelerin dışında, vücudunu kendi yaptığı yaralarla “süslemiş” olması.

paul.jpg

1972 yılında Eric Sprauge ismiyle doğmuş olan ancak şu anda dünyada The Lizardman/Kertenkele adam olarak bilinen performans sanatçısının, dilini ortadan ikiye ayıran ilk kişi olmak gibi bir özelliği bulunuyor. İsmini böyle duyuran The Lizardman’in vücudu bir kertenkeleye benzemek için neredeyse tamamen yeşil bir dövmeyle kaplı, dişleri müdahaleyle keskinleştirilmiş ve kafasında sayısız teflon (etilen polimeri) çıkıntılar eklemiş. Yakın zamanda İstanbul’u da ziyaret edip televizyonlarda görünmüş olan The Lizardman, sahne gösterilerine devam ediyor. The Lizardman’in İstanbul fotoğrafları için buraya bakabilirsiniz.

lizard.jpg

Aralarında, en dikkat çekici olanı ise, 44 yaşında bir bilgisayar tamircisi olan Dennis Avner. Bir Kızılderili kabilesinde büyümüş olan Dennis Avner, Kızılderili ismi olan “Takipteki Kedi”yi hak etmek için, totem hayvanı olarak seçilen Kaplan’a dönüşmek amacıyla 22-23 yaşlarında vücuduna çeşitli müdahalelerde bulunmaya başlamış. Kaplan çizgilerinden oluşan dövmelerle başlayan çalışması, burun ameliyatı, kaplandaki gibi sivriltilmiş dişler, bir kuyruk ve pençelerle devam etmiş.

tiger3.jpg

Vücudunda kalıcı değişiklikler yapan daha yüzlerce insan var. İnternette biraz arama ile ulaşılabilirler. Burada yer verdiklerimiz daha çok hikayeleri ilgimizi çekenler oldu. Hepsinde gözlediğimiz ortak noktalar mutlu hissetmeleri oldu. İnsanlık tarihinde kalıcı vücut değişiklikleri her dönemde var oldu. Modern toplumdaki güzellik ve estetik anlayışı daha farklı geliştiğinden, şu anda bu kişilere “freak” gözüyle bakılıyor olsa da, kendini ifade etmenin değişik bir yolu aslında. İslam’da insanın vücuduna zarar vermenin günah olmasından sanırım, Müslüman ülkelerden çıkmış bir modifikasyonlu insana henüz rastlamadım.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someonePrint this page