Güzel şeylerden hoşlanmayan, renkleri fazla gerçekçi bulan, insana özgü ve insandan ayrışan tüm tuhaflıkları, çürümüşlükleri, manevi ve maddi atıkları hayal dünyasına malzeme eden David Lynch, fotoğraf ve gravür alanındaki sıradışı çalışmalarıyla 2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul’da tüm sanatseverler için eşsiz bir buluşma olanağı sağlıyor. Galeri Artane, Mavi Kadife, Mullholland Çıkmazı, The Elephant Man gibi filmlerin ünlü yönetmeni David Lynch’i ağırlamaya hazırlanıyor.

David Lynch’in fotoğraf ve gravürleri İstanbul’da
9 Nisan – 29 Mayıs 2010
Galeri Artane
Sanatkarlar cad. Balaban Bey çıkmazı
Uzay apt. No:1 Cihangir/İstanbul
212 249 25 63 / www.artane.org

“Lynch’in eserlerindeki baskın tema “yozlaşmış bir dünyada tutsak kalmış bir “masumluk”’tur. Fırça darbeleri hızlıdır, tuvale bulaşmıştır. Boya sızar, çatlar. Betimlemeleri çoğunlukla tek bir figür üzerindendir; yalnız bir ağaç, kaybolmuş bir köpek, köhne bir ev gibi…”

David Lynch der ki….

Yola çıktığım yerle vardığım yer hiçbir zaman aynı olmaz. Resim veya film, her zaman işe bir senaryoyla başlarım ama hiçbir zaman sonuna kadar ona bağlı kalmam. Kendinizi olayların akışına bırakıp açık olduğunuzda, etki ve tepki göstermeye izin verdiğinizde çok daha fazla şey gerçekleşmeye başlıyor. Her iş sizinle “konuşur” ve eğer onu dinlerseniz, sizi hayal bile edemeyeceğiniz yerlere götürür. İşi daha zenginleştiren bu karşılıklı etkileşimdir. Endüstriyi seviyorum. Borular. Akıcı maddeleri ve dumanı seviyorum. Suni şeyleri seviyorum. İnsanları zorlu şekillerde çalışırken görmeyi, tortuları ve insan atıklarını seviyorum. Eğer bana “Tamam, ya Disneyland’e gidiyoruz ya da şu terkedilmiş fabrikayı gezeceğiz” deseniz, benim için tek bir seçenek vardır. Fabrikaya giderim. Neden tam olarak bilemiyorum. Hikaye kurgulamak için harika bir yer gibi geliyor.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someonePrint this page