DAVE merhaba, söyleşi için teşekkürler. Protopronx ve Sazalamuth etiketleri altında, grafik tasarımdan animasyon filmlere kadar birçok farklı disiplinde işler üretiyorsun. Seni tanımayan okuyucular için biraz kendinden bahseder misin?

O zevk bana ait. Çizim yapmaya bütün çocuklar gibi erken yaşta başladım,  hoşuma gitti ve devam ettim, şu an neredeyse 42 yaşındayım. İlk yağlı boya resmimi yaptığımda sekiz yaşındaydım. Bir sandalye çizmiştim.  Van Gogh’tan intihal yapmaya çalışmıyordum, çünkü henüz onu tanımıyordum! Les Vosges’da büyüdüm ve infografinin (3 boyutlu bilgisayar grafikleri) engin sularında yıkanmaya MSX 8 bit bilgisayarla başladım. Görüntü yaratmak için basit dilde programlar yazıyordum. Eğri koordinatlarından yola çıkarak Hulk çizmeye sardım, çok uzun sürmedi çünkü çok sıkıcıydı. İlk gençlik yıllarında bir Amiga 500 satın aldım ve Deluxe Paint (bitmap 320×200 pixel görüntüler yaratmak için gerçek bir yazılım) ve Demoscne sayesinde tipografi /baskı /basımcılık ve lettrage/lettering/harfleme konusunda çok şey öğrendim. On sekiz yaşında plastik sanatlar fakültesine girdim, resim hep vardı ama alan hakkında pek bir şey bilmiyordum. Vosges ormanlarının kapalı ufkundan sonra çok daha genişlerini keşfediyordum. Fakültede 5 yıl okudum ve Softimage 3D üzerine bir eğitimle tamamladım. Dönemin güçlü bir 3D sentez yazılımıydı. Eğitim aldığım tek yazılım budur, geri kalanını el kitaplarını okuyarak ve kursları takip ederek öğrendim. 28 yaşında güneye, Marsilya’ya taşındım. Burada bir gösteri salonu olan Embobineuse ekibiyle tanıştım. Burası için 200’den fazla afiş yaptım – Onların kadrolu afişçisi oldum! Ayrıca hala birlikte çalıştığım Dernier Cri (2015 yılında orada bir resim sergisi açtım) var ve grafik konusunda onlarla aynı kafadayız. Bu işlere paralel olarak şirketlere free-lance grafik işleri yaptım. Kendimi bir sanatçıdan ziyade bir Ninja olarak tanımlarım! Sol elle torture-porn görüntüleri üretiyorum, Dernier Cri’den yayın yapıyorum ve sağ elimle Elf-Total-Fina grubunun kampanyası için bir maskot tasarlıyorum.

Les Editions A MORT tarafından yayınlanan “Sketch Book Holocaust” kitabıyla sanatını tanıma şansını yakalayan biri olarak sıradışı bir desinatör olduğunu düşünmüştüm. Fakat yaptığın işleri inceleyince üçboyutlu grafik animasyona da ağırlık verdiğini farkettim. Bu animasyonlar gerçekten büyüleyici.

Aslında hep 3D, numerik ve analojik kolaj, desen ve resmi paralel olarak çalıştım. Sanatsal tutarlılık kaygısı taşımıyorum, çünkü daha önce de söylediğim gibi ben bir sanatçı değilim. Ben kılık değiştiren, oyun hamurundan yaratıklar üreten, kartondan dekor kesen, olasılık dışı senaryolar yazan ve bütün bunları coşkulu bir tiyatro oyunu yaratmak üzere karıştıran bir oğlan çocuğuyum. Çocukların ne üslupla ne de sanatsal tutarlılıkla işi olur, ellerindeki neyse onunla eğlenirler ve benim yaptığım da tamamen bundan ibaret. Sanatçıların kendi benzersiz eserleri olduğunu düşündükleri bir şeye tutulmalarından rahatsızım. Hani “aaah! hayatım boyunca beyaz fon üzerine beyaz kareler yapacağım ve beni böyle tanıyacaklar” demek gibi. Ne acı, ne üzücü! Animasyonlara gelince onlara buradan ulaşabilirsiniz: http://pitpool.free.fr/

Çocukken hepimizin heyecanla oynadığı Another World’ün sende bir yeri var mı?

Bu oyunu çok iyi hatırlıyorum, ambiyans mükemmeldi ve animasyonlar kusursuzdu! Bu oyunu çok oynadım ve bir noktada evde bir tane yaparak kendimi şımarttım. Bunu yapmak için ID Software arenası Quake III’e daldım. Oyunun prensibi ve 3D motoru kusursuzdu ama grafiklerden ve seslerden nefret ediyordum ve oyunu daha ilginç kılacak birkaç opsiyon düşündüm. Yeni sesler, yeni kişiler, yeni oyun seviyeleri ürettim ve opsiyon eklemek için de biraz anladığım kod satırlarını kurcaladım. Bunları online yayınladım ve çok geçmeden ID Software’den beni kanuni takibat başlatmakla tehdit eden bir mektup aldım. Pes ettim, onlar da işin peşini bıraktılar. Oyunun üçüncü ve son versiyonuna hala buradan ulaşılabiliyor:  acidarenaweb.free.fr

 

Çocukların ne üslupla ne de sanatsal tutarlılıkla işi olur, ellerindeki neyse onunla eğlenirler ve benim yaptığım da tamamen bundan ibaret.

Bizleri biraz Fransız Bilim Kurgusu hakkında bilgilendirir misin?

Bu konuda uzman sayılmam! Hala büyük klasikleri okuyorum – Philip K. Dick, Frank Herbert … Yakın zamanda Laurent Genefort’un “Point chaud” adlı kitabını okudum. Ne sebeple olduğu bilinmemekle birlikte gezegenin her yerinde ortaya çıkan farklı türlerden uzaylılardan bahseden bir hikaye. Çok hoş bir roman.

Piyasaya da çalışan birisin sanırım. Daha çok ne tip işler alıyorsun?
Ücretli bir Ninja olarak HER ŞEYİ alıyorum, yok artık dedirtenleri bile (L’Oreal, Kenzo, Microsoft, Electronic arts, Lesieur, etc… etc…) Sorun şu ki artık piyasada alınacak çok fazla bir iş kalmadı.  Şirketler grafik işlerini stajyerlere saçma paralar ödeyerek içeride yaptırıyorlar ve bağımsız çalışan grafikerlere ihtiyaç duymamaya başladılar. Fransa’da bir paradoks mevcut, yer altı grafik sanatı çok gelişmiş ve genelde oldukça kaliteli ancak reklam için yapılan grafikler ya da ilan verenlere yönelik grafik çalışmalar inanılmaz derecede zayıfladı. Çok yazık.

Japonya’nın tam tersine Fransa’da ana akımın neredeyse grafik kültürü yok, olay şu ki photoshop kullanmayı bilen 16 yaşındaki bir çocuk bile bir reklam kampanyasını A’dan Z’ye yürütebilir ve herkes  sütyenli bir hatunun üzerine iliştirilmiş Arial  tipografisinden memnun kalır. Fransa’da grafik hayal gücü ve yaratıcılık açısından bir engele takıldı. Reklam verenler veya sanat yönetmenleri nötr şeyler istiyorlar, o kadar nötr şeyler ki işler karaktersizleşiyor.

Marsilya’da yaşıyorsun, geçtiğimiz aylarda Le Dernier Cri tarafından VENDETTA başlıklı büyük bir festival düzenlendi. Bizlere biraz neler olup bittiğinden, gözlemlerinden bahsedebilir misin?

Kesinlikle. Vendetta, Dernier Cri tarafından organize edilen uluslarası bir micro-edition/mikro-yayıncılık fuarı. Onlarca kolektifi (serigraf, yayıncı, desinatör kolektiflerini) Marsilya Friche Belle de Mai’de  bir araya getirdi. Grafiğin underground’ına mensup olanların buluşması, karşılaşması için bir ortam oluştu. Başka türlü mümkün olmayacak bir şey, çünkü bu insanların hayatlarının çoğu ya atölyelerinde ya da bir mağarada geçiyor! Festival sergilenen görseller, kitaplar ve sunduğu buluşma ortamı açısından oldukça zengindi. Bana sorarsınız Fransa’nın en büyük reklam şirketinin sanat yönetmeni gelip standları dolaşsa, mesleğinden o kadar utanırdı ki gider bir yeraltı otoparkında kafasını keserdi!

Şu an neler üzerinde çalışıyorsun, DAVE2000’den yakında neler göreceğiz? 

Kaizer Satan III’ü bitiriyorum, kitap Dernier Cri’den yayınlanacak. neşeli bir ortaya karışık olacak : resim, desen, infografi, kolaj, 3D vb… Ayrıca bir bölüm de anaglif (kırmızı-mavi gözlüklerle) olacak.

http://protopronx.free.fr/

 

 

Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someonePrint this page