DADA Bakire Bir Mikroptur (Evet)

E  V  E  T

Dada bizim yoğunluğumuzdur : tüm Alman bebeklerin sumatralı kafalarının üzerine önemsiz süngüler yerleştirir; Dada terliksiz ve paralelsiz hayattır; birlik için ve birliğe karşıdır, kesinlikle geleceğe de karşıdır; hepimiz aklımızın bir yastık haline gelebileceğini bilecek kadar akıllıyız, dogma karşıtlığımız bir bürokrat gibi nevi şahsına münhasırdır, hem özgür değilizdir hem de özgürlük diye haykırırız…

Dada, her tür zihinsel üretim için uçsuz bucaksız bir düşünme ve eylem alanı yarattı. Cabaret Voltaire kapandığında artık Dada’nın öldüğü salık verildi ama geçen hemen hemen bir koca asır boyunca Dada’nın hortlağı yeryüzünde dolaşıp, etkisini sürdürmeye devam etti hala da ediyor. DADA Bakire Bir Mikroptur, Türkçe literatür içinde hazırlanmış ilk ve en kapsamlı antoloji olma özelliğini taşıyor.

Kitap; DADA Evveli, Cabaret Voltaire, İlk DADA Dergileri, DADA DÖNEMİ, DADA DOLAYLARI PARALEL HAREKETLER & HİZİPLER ve II. DÜNYA SAVAŞI SONRASI DADA & İZLERİ başlıklı altı bölüm içinde; Isidore Ducasse, Alfred Jarry, Erik Satie, Guillaume Apollinaire, Urmuz, Arthur Cravan, Max Jacob gibi Dada evveli yazarların, Hugo Ball, Tristan Tzara, Emmy Hennings, Francis Picabia, Pierre Albert-Birot, Alberto Savinio, Richard Huelsenbeck, Jacques Vache, Philippe Soupault, Hannah Höch, Georges Ribemont-Dessaignes, André Breton & Philiphe Soupault, Baroness Elsa von Freytag-Loringhoven, Kurt Schwitters, Julien Torma, Jacques Rigaut, Hans Arp, George Grosz, Paul Eluard, Joan Miró, Marcel Duchamp, Man Ray gibi Dada’ya yön veren Dadacıların ve Walter Gropius, Antonin Artaud, Theo van Doesburg, Salvador Dali, Oswald de Andrade, Robert Desnos, Georges Bataille gibi Dada’ya paralel ve erken Dada sonrası faaliyet göstermiş yazar, şair ve sanatçıların metinleri ile Dada’nın girift izini sürüyor.

Halil Duranay’ın derlediği ve Nil Göksel’in sunuş yazısını yazdığı DADA Bakire Bir Mikroptur; şiir, eleştiri, manifesto, otomatik yazı, fragman, kuram, katalog yazısı, davetiye gibi farklı biçimlerde 90’dan fazla Dada metni, ve onlarca imajla birlikte Dada’nın görkemli tarihini okura sunuyor.dada

(…)

Dada dediğimiz şey; tüm yüksek meseleleri kapsayan hiçliğin soytarılığını yapmaktır, bir gladyatör jesti, eski enkazlarla oynanan bir oyun, halihazırdaki ahlak ve durumların bir infazıdır.

Dadacı sıra dışını sever hatta saçma olanı bile. Bir Dadacı bilir ki hayat kendini çelişkiler üzerinden savunur ve bu onun çağıdır, daha fazlası tüm genel dürtülerin arasında çağını aşabilmelidir. Sanatın özünde yatan aldatıcı güçle oynanan her saklambaç oyununda, maskenin ardındakilerdir Dadacıyı karşılayan. Bu büyük doğa karşıtlığının ortasında her şey Dadacıya dolaysız ve ilkel görünür, Dadacı doğaüstünün bizzat kendisi olur…

Yenilgiye uğramış tüm fikirler insanlık olgusunu yok etmiştir, en derindeki katmanlar, içgüdüler ve kalıtsal geçmiş deneyimler şimdi mantıkla yeniden kuruluyor. Sanatın olmayışına dek politika ya da dini inanç bu seli engellemek için yeterliydi, burada varlığını sürdüren sadece şaka (blague) ve kanayan bir tavır…

Dadacı, olayların içtenliğine insanın ince zekasından (nükte kabiliyetinden) daha fazla güvenir. Dadacının kendi kişiliği için insanların değersiz uğraşları kabul edilemez. Dadacı, başlangıç noktası kabul edilen şeylerin idrakine daha fazla bel bağlamaz, ama yine de bütün şeylerin birleşimine inanır, bütünlüğe; çektiği ızdırap ise böyle bir kapsamdan ziyade kişisel-çözülme noktasındaki uyumsuzluktan kaynaklanır…

Dadacı ölüm-sancısı ve çağın ölüm-sarhoşluğuyla mücadele eder. Her zeki dilsizliğin karşısındadır, özellikle kuşkulu başkaldırı yetisi ile bir çıkışı deneyimlemiş kişinin merakını yeşertir. Dadacı bilir ki bu sistemler dünyası unufak olacak ve içinde olduğu çağın dayattığı parayla ucuza satılan Allahsız felseler de. Kötü vicdanın olduğu yerde sermayenin kibar kahkahası ve Dadacının nazik lütfu başlar…

Hugo Ball, Günlük Notları’ndan


 

Halil Duranay (Derleyen)
DADA Bakire Bir Mikroptur
Çeviri: Halil Duranay, Cemal Akyüz, Abidin Mahmut

Kült No: 24
Seri No: 1
ISBN: 978-605-85860-8-6
Sayfa Sayısı: 264
facebook.com/KultNesriyat

Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someonePrint this page