Önemli müzik yazarlarından Simon Reynolds, 1994 yılında bir albüm eleştirisinde “post rock” terimini ortaya attığında, yüksek ihtimalle on yıldan fazla bir zaman sonra yaratacağı etkinin farkında değildi. Kısaca, rock müzik enstrümanlarını rock harici amaçlarla kullanıp akor yapıları yerine ses örgüsü üzerine inşa edilen şarkılar diye nitelendi. Şarkı yapısını bozmak, sözü minimal kullanmak ya da mümkünse hiç kullanmamak, bunun yerine filmlerden, tarihe karışmış işitsel her türlü malzemeden alıntılarla bezeli şarkılarda sakin başlayıp ağır ağır ilerleyen, sonrasında kaotik bir patlama ile doruğa ulaşıp tekrar sakinleşmek, bu türün klasiği haline gelmişti.

Özellikle 2000’lerin başından itibaren dünyada artan ilgiyle karşılaşan bu müzik formunun erken dönem önde gelen grupları arasında Mogwai, Explosions in the Sky, Cul de Sac yer alırken, diğerleri arasından sıyrılarak en çok ilgi gören grup hiç kuşkusuz Godspeed You! Black Emperor’dı.

Sahneye çift davul seti ile çıkan ve bir gruptan çok, gizemli bir anarşist komün gibi görülen GSY!BE, Efrim Menuck liderliğinde öne çıkarken Montreal çıkışlı post rock gruplarının artmasını sağladı. Hatta, doksanlı yıllarda dikkat çeken Seattle’a benzer biçimde, Efrim’in selamını almış grupların bir araya geldiği Montreal, 2000’lerin ilk on yılında benzer anlayıştaki grupların çekim merkezi oldu.

GSY!BE ısrarla yeraltında kaldı. Basına pek yüz vermedi. Duyurulmamış ani konserler verdi. Albüm görselleri ve kitapçıklarında sistemin bir sorunu olduğunu, kendilerinin de sistemle ciddi sorunları olduğunu gösteren işaretler bıraktı. Kulaktan kulağa yayılıp, son derece bağlı bir hayran kitlesi oluşturan GSY!BE, bir gün aniden müziğe ara verdi.

GSY’BE ekibinden yaklaşık on beş müzik grubu çıktı ve çoğu yine Montreal merkezli Constellation plak şirketi etrafında toplandı. Fly Pan Am, Hrista ve Set Fire to Flames gibi yoğun elektronik etkili, avangart duruşa sahip bu gruplar arasında ise en etkileyici olan Efrim Manuck’un “Thee Silver Mt. Zion Memorial Orchestra & Tra-La-La Band” oldu.

Her albümünde isim değiştiren bu ilginç grup, GSY!BE’den farklı olarak daha “sosyal” bir tavırdaydı. Sözler şarkılarda önemli bir yer tutuyor. Görsellik ve özel tasarımlı albüm kitapçıkları yine önemliydi. Rock sonrası döneme işaret eden post rock bile aşılmaktaydı.

Altıncı albümleri Kollaps Tradixionales’de, isminden Tra-La-La Band’ı atan ve punk, blues, folk, saykodelik orkestral tonlardaki şarkılarıyla dikkat çeken grup, yeni insanı, yeni zamanları retro bir tarzla işaret ediyor. Çöküyoruz, ama çöktükçe güzelleşen bir müziğe ulaşıyoruz.

Not: Bu yazı 6 Ekim tarihli Taraf gazetesinde yayımlanmıştır.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someonePrint this page