Hwacheon adı çoğu kişi için bir anlam ifade etmezdi bundan altı yıl öncesine kadar. Sadece tarihçiler ve Kore Savaşı sırasında bu bölgede çarpışan askerler bilirlerdi burayı.

Hwacheon kenti Güney Kore’de ve Kuzey’e sınır oluşturan bir yer. Hal böyle olunca 36,000 asker ve 24,000 sivil yaşıyormuş eskiden, olası saldırılara karşı hazır olmak amacıyla.

Dağlık bir bölgede olan Hwacheon halkının ekonomisi de haliyle askeriyeye bağlıymış. Ancak iki Kore de sınırda asker sayısını azaltmaya karar verince bölge halkı ekonomiyi canlı tutmak için düşünmeye başlamış ve ellerinde bulunan kaynakları ve doğal güzellikleri bir festival aracı olarak kullanmaya karar vermişler.

Altı yıl önce başlayan festival Ocak ayında gerçekleşiyor ve dağların donmuş gölleri ve ırmaklarında balık tutmaya dayanıyor. Dondurucu soğukta dizlerine kadar gelen suya giren turistler şort ve t-shirtleri ile çıplak elle balık yakalamaya çalışıyorlar.

Çiğ balık yemek için ön hazırlıklar...
Amaç birlikte ya da tek başına üç balık yakalamak. Çoğunlukla aile babaları bu iş için uğraşırken eşleri ve çocukları kenardan onları destekliyor. Tek kural hile yapılmaması, sonuçta eğlenmek öncelikli. Tabi festival sadece çıplak elle balık avlama ile sınırlı değil, kar kızağı, buz futbolu, buz bisikleti, kardan heykeller festivali ve daha fazlası.

Elleri soğuktan donan ve bir şey hissetmeyecek hale gelen yarışmacılar ısınmak için “Gochujang” adı verilen acı kırmızıbiber sosuna minik balıkları batırıp canlıyken yiyorlar. Çoğu insan için bu biraz mide bulandırıcı olsa da yeme cesareti gösterenler aldıkları tattan memnun. Isınmak için tek yol bu değil, çiğ balık tercih etmeyenler Kore votkası “soju” şişelerini deviriyorlar.

Altı yılın sonunda festival o kadar ses getirmiş ki yer yıl kış ayında bir milyon turist bölgeye akın ediyor. Kimi çıplak elle kimi oltayla balıkların peşine düşüyor. Kimi ise sadece festivali merak ettiği için gidiyor.

Fakat görünen sonuç askeri ekonomiye dayalı bir bölge olan Hwacheon’ın şimdi kış sporları sevenler için alternatif bölgelerden biri olduğu.