[su_heading size=”22″ margin=”0″]Finlandiya’dan , yirmi yıllık geçmişiyle avangard kavramının hakkını veren, Ramones ile caz arasında gezinen aksak ve kaotik bir müzik icra eden grup. 1993 yılından sonra yeni albüm çıkardılar. Böyle kırık kafaları sevdiğimizden, kısa bir muhabbet eyledik.[/su_heading]

Yanılıyorsam düzeltin, 1993 yılında bu zamana sadece iki albüm çıkardınız.

Evet, bildiğimiz anlamda iki albüm ve bir sürü ufak başka kayıtlar. Herhalde saatlerce süren yayımlanmamış kayıtlarımız da var. Üçlü olarak başladık, daha sonra bir vokalist ve saksofoncu’yu da aramız katarak genişledik. Hiçbir zaman bir planımız ya da amacımız olmadı. Sadece çalıyoruz ve neler olacağına bakıyoruz.

Grubun ismi bir kelime oyunu ama kafa almadı, olayı nedir?

Finlandiya’da bizim grubun gitaristinin sanat okuluna gittiği Kankaanpää isimli bir kasabadan geliyor. Kan Kaan = Can Can + “pää”, Fince kafa anlamına geliyor. Biraz aptalca ama yine de biz seviyoruz.

Cop Shoot Cop’tan John Zorn’a, The Ex’ten Swans’a benzer tonlarda “akıl dışı” ve kaotik bir bakış açısına yakın müziğe yakınsınız gibi hissettim. JG Ballard sizinle çalıyormuş gibisiniz. Başlangıç noktanız neydi, Fin müzik sahnesi o zaman nasıldı ve şu anda nasıl?

“Akıl dışı”nı tam anlayamadım ama kulağa iyi geldi. JG Ballard referansı için ayrıca teşekkürler çünkü kendisi bizim için türünün ilk örneğidir. Başlangıç noktasında iyi mi olacak kötü mü olacak diye asla kafaya takmadan müzik yapmak vardı. Müziğe başladığımızda Fin müzik sahnesi bizi anlamadı, henüz anlamış da değiller.

Modern zamanlarda plak şirketlerinin etiket saçmalığı sağolsun birçok grup “deneysel” diye adlandırılıyor ki bana kalırsa çoğu gayet mental sınırlar içinde müzik yapıyor. Sizin müziğiniz ise caz ve punk arasında gidip geliyor, bunun hakkında ne söyleyebilirsiniz? Doğaçlama mı, matematik mi?

Tam anlamıyla emprovize müzisyenler değiliz ama biz de bazen kaosa dalalım diyoruz. Belki bizim müzik yapış tarzımız “anlık kompoziyon”a yakın olabilir, fakat böylesi bir stil için gereken çok daha sofistike yeteneklere sahip değiliz gibi. Matematik konusunda ise, matematikte berbatız.

Müziğiniz belirli bir kitleye hitap ettiği için dinleyiciden “talep” ediyor ve bu yüzden çok kişinin ilgisini çekmeyeceği kesin, ki bize göre bu tam bir punk tavırdır. Nadir konserler, ana akım medyadan uzak durmak gibi bu tavra sahip benzer insanlar da burada var. Bu aralar neler dinliyor ve okuyorsun diye bitirelim, İstanbul’dan selamlar.

Teşekkürler. Bu aralar: The Numbers Band, Talmud Beach, Glenn Branca, Califone, Moondog, BÖC, Slang, Disorder, Savage Republic and Sandy Bull dinliyorum. Mads Mikkelsen’den The Hunt’ı tekrar izledim ve hatırladığım gibi mükemmeldi. Uzun süredir okuduğum tek şey, Little Richard’ın hayat hikayesi.


 



 

Can Can Heads 2