Geçen hafta televizyonda, Kayseri’de sıkıntıdan çay içmek için yapılan Eskimo evini izledik millet olarak. Giriş kapısı orjinal iglolar gibi yuvarlak değil, Selçuklu mimarisine uygun altıgen kesimli olsa da şirin bir çalışmaydı.

İsveç’teki ünlü buzdan otelin yapımı için ise, her kış mevsiminde dünyanın çeşitli bölgelerinden sanatçılar, mimarlar ve tasarımcılar otelin yapım çalışmaları için Kasım ayının ortalarında toplanıyor. Otelin sahibi olan şirketin oluşturduğu bir tasarımcı grubu da kimlerin çalışacağına karar veriyor. Buzdan otel bu sene özellikle Stockholm Teknoloji Enstitüsü öğrencilerinin ortak çalışmasıyla şekillenmiş. Yılın bu karlı aylarında ağırlaşan hava şartları ve yoğunlaşan kar, dev çelik şablonlara doldurulup donduruluyor. Daha sonra çelik şablonlar çıkarıldığında ortaya çıkan kar ve buzdan bir yapının ana hatları, desteksiz durabilen koridorlar oluyor. Aslında turizm bahane, asıl konu, bu otelin bir sanat çalışması olması. Otelde buzdan yatağınızda uyku tulumuyla bir gece geçirdikten sonra sabah sizi yatakta kahvaltı, sıcak giysiler ve sauna karşılıyor.

Tek malzemesi su olan ve her yıl yeniden inşa edilmesi gereken buz oteli için kullanılan dev buz blokları kapalı sezonda büyük buzdolaplarında saklanıyor ve yapım zamanında çıkarılıp sanatçılara teslim ediliyor. Yapım mantığında değişimin sürekliliği fikri öne çıkıyor. Her yıl farklı yapılan koridorlar, değişik tasarımlar arasında buzdan yansıyan ışığın neden olduğu yansımalar, sanrılar, görüler içinde, fikri devam ettiren sorumlulara göre önemli olan, değişimin sonsuza kadar sürmesi. Otelin yapım aşamaları buradan takip edilebilir.

Andersen masalları arasında Karlar Kraliçesi vardı. Ailesinin yanından kaçırdığı küçük kız Kay’ı iki kez öperek ısıtan Karlar Kraliçesi, Kay’ın gözünde kocaman bir yanılsamaydı. Onu ısıtıyor, yeryüzünün sıcak olduğunu hissettiriyordu. Bu tasarım harikası mekan da, benzer bir duygu uyandırıyor.

Otelin fiyat listesi ise burada.

[simpleviewer=25,500,600]