Jorge Luis Borges İllüstrasyon: Gabriel Caprav

Borges, aralarında Nabokov’un çalışma arkadaşlarının da olduğu seçkin bir akademik topluluk önünde konuşmaya çağrılır. Borges’i tanıtan kişi, onun edebi başarılarından uzun uzun bahsettikten sonra, Nabokov konferansına katılımının ne kadar onur verici olduğunu söyler. Uzun bir tanıtımın ardından Borges gelir kürsüye.

İspanyolca konuşur. Borges’in konuşması ilerledikçe, konuşmasının ne Nabokov ne de konferansla ilgili olmadığı anlaşılır. Borges, hayal gücünün merkezi olarak edebiyatta oyunların önemi üzerine bir monolog gerçekleştirirken, konferansı düzenleyen seçkinler rahatsızlıkla kıpırdanmaya başlar.

“Hayal gücü, kurallarınızı kendiniz belirlediğiniz bir kağıt oyunu gibidir…” der Borges. “Eğer kuralları göz ardı ederseniz tamamen özgürsünüzdür.” Bu şekilde on beş dakika konuşan Borges, konuşmasını bitirir. Cılız birkaç alkışın ardından, rahatsız edici bir sessizlik olur. Sonra ön sıralardan biri “Ya Nabokov?” diye seslenir.

“Nabokov da kim?” der Borges.

“Nabokov yahu! Bilirsiniz, Lolita’nın yazarı!”

“Lolita kim?” der Borges.

“Bilmiyor musunuz? Hani 40 yaşlarında bir tür sübyancı ile yatan genç kız.”

“Haa, demek eski bilindik bir hikaye?” der Borges.

Ardından birkaç soruyu cevaplayan Borges, Nabokov ile ilgili tek kelime etmeden konferansı bitirir.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someonePrint this page