Jorge Luis Borges, hediyeleri sevmezdi. Sürekli hasta bir çocuk. Henüz çocukken dahi, düzgün göremiyor, okuyamıyordu. Kaplanları seviyordu. hayvanat bahçesinde bir tane vardı. Kafesinin önünde dikilip, sessizce, hiç bıkmadan izliyordu.

Kızkardeşiyle birlikte Palermo Hayvanat bahçesi'nde, 1908
Kızkardeşiyle birlikte Palermo Hayvanat bahçesi’nde, 1908

Kitapları seviyordu. Okula on bir yaşında başlamıştı. Kocaman gözlüğü, kravatı ve yeni gömleğiyle. Annesinin özenle seçtikleri.

Borges 2

Okul gazetesinde yayımlanan ilk öyküsü “Ormanın Kralı”, kara bir panteri öldüren bir kaplanı anlatıyordu. kaplan daha sonra, bir insan tarafından öldürülüyordu. 1914 yılında baba Borges, ailesini Avrupa’ya götürmeye karar verir. Zayıflayan, körlüğe giden gözlerini ameliyat ile kurtarabilmek, çocukları İngiltere’de bir okula verip, karısıyla evliliğini kurtarmak üzere kıtayı dolaşabilmek için. Borges ailesi aşağıdaki kadroyla gemiye biner.

Borges 3

Avrupa’da savaş nedeniyle okul planı suya düştü. Borges, latincede ilerledi. Schopenhauer’ı kendi dilinden okuyabilmek için kendi kendine almanca öğrendi. Baba Borges’in evliliğini kurtarma planı da suya düştü. Bunu yerine, fahişelerle temaslarını artırdı. Borges, gelecekte yazacağı biyografisinde, bu dönemde babası aracılığıyla bir kadınla ilk temasındaki “yapamamayı” anlatacaktır. Aile daha sonra Buenos Aires’e dönecektir. Borges, Concepcion Guerrero isimli bir kıza aşık olur. Gerisi başka bir hikayedir.

Borges 4

Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someonePrint this page