Filmleri izlemenin yanında dinlemenin mümkün olduğu günlere selamıyla, Murat Nemet-Nejat’ın İngilizceye çevirdiği Ece Ayhan şiirleri, 2006 yılında Chris King ve St Louis şiir-musiki camiası tarafından musikiye yamanmış, 2008 yılında ise, şehrin kenarlarındaki hırpanilerin azap verdiği bir transcinsel çocuğun izleğinde ev ve el yapımı bir matör (tek gözlü kameranın görüş alanına güvenmeyip, eksik olan ikinci gözün bakışsızlığıyla filmi el ve kulak gibi organlar ile oluşturma sanatına dair Fütüristika deyimi) zombi filmine dönüşmüştü. Filmin ham halini 2010 yılında Karga Art’da göstermiştik. Tamamlanmış (güncelin asla tamamlanmaya, tamamlamaya izin vermeme baskısına karşıt) denebilecek versiyonu, Kadıköy’e dönüyor. Herhangi bir seyir duygusu, kuşkusuz, vaat etmiyoruz. Faytonlu zambakların ve dökülen kovaların esrikliğinde,solgun ve öksüren, nalsız atlarıyla bir yaşamsızlığı sessizce onaylamayı düşünüyoruz.

19 Mart akşamı, Avam Kahvesi Kadıköy’de.

blindcatblackinside


Ece Ayhan’ın şiirinin içine girebilmek için bir iki şiirden fazlasının çevrilmesi gerekir. Benim bildiğime göre, İngilizce’de Ortodoksluklar’dan benimkiler dışında başka çeviriler yok. Hatırladığıma göre, Bakışsız Bir Kedi Kara’dan “Kılıç”ın çevirileri var. Ben daha fazla Ece Ayhan’ın Türkçe’de yaptığı kelime oyunlarını İngilizce’de yaratmaya çalışıyorum.
Bakışsız Bir Kedi Kara”nın bugüne kadar okuduğum en kederli kitap olduğunu düşündüğümü söylüyordum. Hala aynı fikirdeyim. Şiir bana, hayal kırıklığı, hüsran, yabancılaşma, iletişimde başarısızlık, imkansız aşk ve sekse karşı pek çok imge, renk ve ruh hali verdi. Bir aile kurmaya başlayıp yerleşmeden önce, hayatım bir rock müzisyeni olarak bazen çok pervasız ve tehlikeli idi, ve “Bakışsız Bir Kedi Kara”, o yıllara dönüp bakmamda bana yardımcı olan bir prizma.