Bir bitmediniz ki herkes sanatçı olsun – Pop - Art 5

—  Yazı: Merve Balcıoğlu  —

Pop Art ve Andy Warhol ikilisi bir marka değeri olarak hepimizin hayatında yer edinmiştir. ABD ve İngiltere pop art arasında ciddi bir fark vardır. İngiltere de pop art anlayışı, halkın kültür ürünlerinin tüketim nesnesi olarak görülmeye başlanmasına bir tepki olarak doğmuştur. Alt kültür ürünlerine daha fazla ilgi gösteren insanların bu bakış açısından vazgeçesine yönelik bir oluşumdur. Klasik sanatlara ilgi azalmıştır. İngiltere bu gidişi beğenmemiş ve değiştirmeye çalışmıştır. ABD ve İngiltere arasında ki bu fark günümüz sanatının da temel zıtlığını oluşturur. Kültür ürünleri tüketime kolay ve hızlı bir yapım aşamasından geçebilir. Ortaya çıkan, kültür ürünü genellikle böyle bir durumda yüksek sanat için çalışmamış olur. İngiltere’ de Soyut dışavurumculuğa tepki olarak çıkan sanatçılar 1960’larda Pop art’ı akım haline getirmişlerdir. Tüm bunlar Pop art geçmişinin bilgileridir. Genellikle akılda kalmaz ve sanatçıların isimleri de çabuk unutulur. Dünya sanat akımlarını göz önüne aldığımız zaman, sayısız sanatçı ve sanatçı ismi vardır. Bir süre sonra hepsi birbirine karışabilir.

Duchamp, sanat akışının duruşunu değiştiren bir duruştur. Karizmatik bir sanatçıdır ve düşünce insanıdır. Hazır nesne kavramını ortaya koyarak, sanatı üst tabakanın bir metası olmaktan kurtarmıştır. Savaşçı bir oyun karakteri olma özelliği taşır Marcel Duchamp. En popüler işi hazır nesne kullanımına yeni bir boyut kazandırmış olan, Pisuar ”çeşme” çalışmasıdır. Pisuar nedir? Gündelik hayatta insanların kendi devinimlerini yenilemek için kullandıkları bir gündelik nesnedir. Duchamp’ın dehası buradadır. Herkesin her gün düzenli olarak kullandığı, bir pisuarı alıp, sanat nesnesi haline getirmiş ve imzasını atmıştır. İmza sonrasında nesne bir değer kazanmıştır. Meta olarak artık, o tuvaletin bir parçası değil, bir sanat eseri olarak anlamlıdır. Hazır nesne kullanımın en çarpıcı noktası ise, savaş sonrası dönemlerde ve genellikle sanatçıların problemi olan maddi çıkarlara da bir tepkidir.Duchamp’ın yenilikçi girişimi paran yoksa sanat yapamazsın, bu hakkın elinden alınmıştır, mantığını tamamen yok etmiştir.

Marcel Duchamp’ın 20. yüzyıl başında hazıryapım nesneleri bağlamları nedeniyle sanat eseri olarak sunmuş olması, pop sanatçılarının popüler kültür imgelerini benzer bir motivasyonla sunmalarında etkili olmuştur.

Pop art ve kolaj mantığı dönemine göre yenilikçidir ve güzel olanı daha güzel gösterip daha kolay satılmasını sağlamak amacı ile çıkmıştır . ABD ortamında böyle hayat bulmuştur. Andy Warhol, bir girişimci gibi çalıştığı için belki de önemli bir isim yarattı. Andy Warhol kendi açısından şöyle açıklamıştır; ”Avrupa’da olsam daha farklı bir sanat yapardım. ABD benim evim gibidir, burada sanat yapmaktan mutluyum.” Neden ABD sanatçısı olarak tanımlamıştır kendini, Warhol düşünmek gerekir. ABD tarihi bu dönem içerisinde sanat yapmak için her türlü özgür ortamı yaratmıştır ancak politik işleri desteklememiştir. Bu sebeplerde sanatçı kendini Avrupa’da olduğundan daha rahat hissederek üretim yapmış olabilir. Bu yüksek bir ihtimal.

Marilyn Monroe çalışmaları en önemli seridir. Pop art ve Andy Warhol için bir nesne olarak kullanılmıştır Monroe. Herkes sanatçı olabilir mi? Bu tartışmaya açık bir konudur. Yine de mümkündür. Her insanın içinde bir sanatçı ruhu vardır. Bu da tartışmaya açık başka bir konudur. Asıl tartışılması gereken sanat kolay tüketilir bir nesne olarak var olacaktır. Alternatif olarak ortaya ne koyulabilir bunun üzerine de düşünmek gerekir. Elitist sanat ve alt kültür sanatı arasında bir orta gidiş alanı yaratmak doğru olabilir mi? Mümkün kılınabilinir mi? Böyle bir sanat anlayışı, sayın okuyucu. Bu önemli konular kimlerin değerlendirmelerinden geçmelidir, öncelikli tartışılması gereken bu olabilir.

        

 

Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someonePrint this page