1950’lerin sonundan itibaren Liverpool’un izbe kulüplerinde çeşitli isimlerle sahne alan Beatles üyeleri, 1960 yılında hem parasızlığa son vermek hem de “torunlara anlatılacak tecrübeler” yaşamak üzere Hamburg’a giderler. Daha önceden Hamburg’a gitmiş gruplar, Liverpool’da yakalayamadıkları başarıyı Hamburg’da yakalamışlardır. Henüz Ringo Starr’ın gruba katılmadığı, Pete Best’in davul, Stuart Sutcliff’in bas çaldığı yıllardır 1960’ların başı. Kim bilebilirdi ki sadece bir kaç yıl sonra dünyayı ayağa kaldıracak olan Beatles’ın Hamburg’da başının beladan eksik olmayacağı?

Ikinci dünya savaşında çoğunlukla İngiliz uçakları tarafından dümdüz edilen Hamburg, Beatles’ın geldiği yıllarda yaralarını yeni yeni sarabilmiştir. Grup üyeleri, Bruno Koshmider adlı Alman işletmeci ile anlaşmıştır ve onun belirlediği kulüplerde çalacaklardır. Fakat bir problem vardır, o yıllarda George henüz 17 yaşındadır. Alman polisinin kendisine sorun çıkaracağını bilen George, ancak yaşı konusunda yalan söyleyerek Almanya’da kalabilir!

George’un Almanya’da kalabilmesine sevinen grup üyeleri, çalışmalarına hız verir. Popüleritesi gittikçe artan grubu, dünya tanımasa da Hamburg’lu kızlar çok iyi tanımaktadırlar.

Günler, aylar geçer. Liverpool’da bulamadıkları mutluluğu ve parayı Hamburg’da bulduğunu düşünen grup üyelerine şehrin büyük kulüplerinden Top Ten’den teklif gelir. Fakat Top Ten’de çalmak Koshmider ile yapılan anlaşmanın dışına çıkmak olacaktır. Daha da popüler olmanın kötü bir fikir olmayacağını düşünerek Top Ten’de çalmaya başlarlar. Tabii bunu duyan Koshmider, George’un yaşını polise ihbar eder. Alman polisi ise George’un bir an önce Almanya’yı terk etmesi gerektiğini söyler! İngiltere’ye gitmeden önceki gece, kendisinin gitarda çaldığı notaları John’a öğretmeyi de ihmal etmez ki grup yoluna devam edebilsin. Cebindeki son parasıyla Hollanda üzerinden İngiltere’ye gider George. Beatles artık George’suzdur ve bu grubun moralini bozar.

Grup üyeleri Hamburg yıllarında bir sinemanın bodrumunda izbe bir odada yaşamaktadır. Fakat Top Ten’den gelen teklif, daha iyi bir konaklama imkanı da sunmaktadır. Sinemanın bodrumundan Top Ten’in üst katına taşınacakları bir gece Paul ile Pete kaldıkları ışıksız odayı aydınlatmak isterler. Bunun nasıl yapılacağı konusunda akıllarına ilginç bir fikir gelir: duvardaki kilimi ateşe vermek! Daha fazla, daha fazla ışık derlerken, Koshmider’e olan nefretin de etkisiyle ateşi söndürmeden odadan çıkarlar. Odadaki kilim nemin de etkisiyle söner, büyük bir yangın çıkmaz.

Bu hikayenin yukarıdaki Lewisohn’un anlattığından farklı ve ilginç bir versiyonu da mevcut. Pete geçenlerde verdiği bir röportajda duvara asılı olanın kilim değil, prezervatif olduğunu belirtti. Yani Paul ile Pete duvara preservatif asıp, onları ateşe vermişler meğerse!

Beatles gibi dünyaca ünlü bir grubu düşününce, ikisi de birbirinden ilginç geliyor bu ihtimallerin. Ama ister prezervatif, ister kilim olsun, bu ateşe verme olayının gruba büyük sorunlar çıkaracağı malumdur.

Sonrasında, odanın halini gören Koshmider, grubu polise ihbar eder. Paul ile Pete karakolluk olup bir kaç geceyi içeride geçirirler. İngiliz konsolosluğuna telefon etme istekleri reddedilir ve eşyalarını toplamak için çok kısa bir süre verilir. Polis, grubun iki üyesine havaalanına kadar eşlik eder, uçaklarına bindirir ve İngiltere’ye gönderir.
Almanca bilmemenin de etkisiyle, ne olduğunu anlayamadan Londra’ya inerler. John, Hamburg’da Paul, George ve Pete’siz yapamaz ve o da Liverpool’a döner. Geride bir tek basçı Stuart Sutcliffe kalmıştır. O da Astrid Kirschherr adlı Alman bir fotoğrafçıya aşık olup Almanya’da kalmaya karar verir. Gruptan ayrılmasına sebep olan kadın, Beatles’ın ilk popüler olduğu yıllarda onlara saç modelini de öneren kadındır. Beatles Almanya’da çok şey yaşamış ve oradan dünyayı kasıp kavuracak saç modeliyle dönmüştür İngiltere’ye.

Daha sonra Hamburg’a 1966’da herkesin hayranlıkla izlediği bir grup olarak geldiklerinde ne hissetti grup üyeleri acaba? Onları Almanya’dan göndermek için uğraşan polis memurları bu sefer onların güvenliği için çalışırken ne düşünmüşlerdir ki?

Bunları bilemiyoruz ama şurası kesin, daha ünlü olmadan Beatles grubu üyeleri yaramazlıklarından Almanya’da istenmeyen adam ilan edilip şutlanmışlar meğerse.

Kimbilir, belki de Beatles’ı zirveye taşıyan temiz yüzlerinin arkasındaki haşarılıklarıdır.

Notlar
Mark Lewisohn, The Complete Beatles Chronicle, 1992.
Pete Best’in Röportajı: http://www.tourdates.co.uk/news/12806-mccartney-deported-from-germany-for-condom-fire