J. G. Ballard, 2007 yılındaki bir Dali sergisi için, tanıtım yazısı yazmış, kısaltarak aktarıyoruz.

Salvador Dali, son büyük kültürel eşkiyalardan ve bizim zavallı sefil gezegenimizi ziyaret etmiş olan muhtemelen son dahiydi. Etrafınıza şöyle bir bakarsanız, dahi bir ressam ya da bizim iznimizi almadan tepeye çıkmş olan bir romancı, şair, düşünür ya da besteci göremeyeceksiniz. Dali bana göre 20.yy’ın en büyük ressamıydı, Picasso’dan çok daha önemliydi. Dal’nin çalışmalarındaki röntgenciliği, babarlığı, bilimsel dehayı ve kendinden nefret etmeyi alıp geçen yüzyılı yeniden kurabiliriz.

Bana göre Dali’nin başyapıtı, 20.yy’ın en önemli resmi The Persistence of Memory/Belleğin hafızası‘dır. Bir kartpostaldan çok da büyük olmayan resimde yumuşak saatler, bir embriyo ve erimiş kumlardan bir sahil görüntüsünde Freud, Kafka ve Einstein çağını barındıran bir resim. Bu resmin ve Dali’nin çalışmalarının böylesi popüler olmasını nasıl açıklayabiliriz? Aniden, sürrealizm heryerde! Belki tüm ışıklar yanıyor olabilir ancak yeni bir Karanlık Çağ bize gölgesini yansıtıyor ve bizler de, yeraltına doğru en iyi rehberler olarak, sürrealistlere çeviriyoruz yüzümüzü.

J. G. Ballard – 2007

Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someonePrint this page