Balkan Naci İslimyeli son yapıtlarından oluşan iki yeni sergiyle Galeri ALAN İstanbul salonlarında yer alıyor.

14 Nisan- 14 Mayıs 2011 tarihleri arasında izlenecek olan sergiler “Karatahta” ve “Asılsız Gölge” başlıklarını taşıyor. “Karatahta” sanatçının tuval üzerine karışık teknik, “Asılsız Gölge” ise kağıt ağırlıklı çalışmalarından oluşuyor. Her iki sergi de izleyenleri toplumsal şiddetin estetiğiyle yüzleştiren bir güncel tarih okuması… Balkan Naci 1970’li yıllardan başlayarak şiddetin kaba iktidarından geri çekilip gizlice çevremizi örten tortularına dikkat çekmiş, sözcükler, ritüeller, renk ve biçimlerle bilinçaltımıza oluşturan karanlık fonu üzerinde bir toplum taraması gerçekleştirmişti. Hepimizin birer ortağı olduğu bu suç ortamının yarattığı şiddet estetiğinin büyük fotoğrafıyla yüzleşmemizi isteyen sanatçı bu son iki sergisiyle ilgili olarak şunları söylüyor…

“KARATAHTA”

‘Gizli toplumsal şiddetin suç alanları içinde bir çocuğun adımlarıyla yürüdüğümüzde nelerle karşılaşırız… Kara önlük, karatahta, ziftlenmiş okul salonları, her yaramazlığı ter ve kirle ele veren beyaz yakalar, soluğumuzu kesen tebeşir tozu ve geçmeyen zaman… Siyah ve beyazın suç ortaklığı içinde hayata kapattığı dar koridorlar… Hepsi bizim ortak tarihimizin işaretleri. “Karatahta” bu sergide üzerinde büyüdüğümüz karanlık bir astar olarak kullanıldı. Yazılar, çiziler ve silinmiş anılarla dolu bir iç dökme alanı… Eğitim denen alacakaranlığın tonları üzerinde yaşamı, cinselliği, doğayı özetle “teneffüs”ü kutsayan direnç… Bu koyu bilinçaltı tortuların kemikleşmiş biçimleri, yazısız şiddet tarihimizin de suç kanıtlarıdır.’

“ASILSIZ GÖLGE”

‘Gölgeler, biçimlerin tekinsiz uzantıları… Değişen, dönüşen, ışığa bağımlı, karanlığa düşkün, gerçek ve düş, kalıcı ve fani olan, hem içimizi hem dışımızı yansıtan gölgeler… Onların sınırsız biçim ve anlam üreten gücüne hep hayranlık duydum. Her engelin içinden geçen her duvarı tırmanıp aşan kuralsızlığına, imgeyi boşluğa, boşluğu kavramlara dönüştüren büyüsüne de… Gölge şeylerin aslıdır. Yaşamın ve faniliğin en güçlü metaforu olan gölgeler bu sergide öznelerinden ayrılıyorlar. Temel yaşamsal duruşların bir dizi nesnel dökümünden oluşan figürler, gölgeleriyle yer değiştiriyor, dünyevi olandan uzaklaştırılıyor, bir arayış sürecine eklemleniyorlar. Tinsel bir sürece… Bu sergi gölgenin kendi gerçeğine dönüşünün resmi olsun istedim …