Ekrem Düzen çevirisiyle okuyabileceğiniz Bernard Mandaville’in 1705 tarihli eseri “Arılar Meseli veya Şahsi kusurlar, içtimai faydalar” siyasi hicvi, insanların bencilliğini son aşamada kamu yararına uygun olduğunu iddia etmişti. İnsanlık, onun dediği noktaya gelmiş gözüküyor.

Arıların sosyal örgütlenmesinden çıkarmamız gereken dersler yok mudur? Üç cinse ayrılan (işçi, erkek ve kraliçe) standart popülasyonlarında ana erkilliğin yanı sıra müthiş bir yardımlaşma olduğu malum. İşçi arıların larvadan çıkışlarından sonra ilk günlerde çevrelerini temizlemesi –devrim evinde başlar!-, petekteki diğer larvalara bakması –kitlene sahip çık!-, o sırada toplananları getiren arılardan nektarları teslim alması –harekete omuz ver!- ve nihayet petekten çıkıp kendi toplamaya başlaması.

Henüz larvadayken hangi tür olacakları beslenmelerine göre belli olan arılar, bir petekte birden fazla kraliçe arının olması durumunda ayrılırken, kendilerine göre geliştirdikleri çok dilli kültürlerinde, dünyanın farklı bölgelerindeki arılarla anlaşamadıkları da görülmüştür.

1705 tarihli kitabın girişinde ise, bir manzume dikkat çeker. “Homurdanan Kovan veya Düzenbazın Dürüstlüğü” başlıklı metin, internette de yer alıyor.

Önce, kitap hakkında Mandaville’in sunuşunu buraya alalım:

ARILAR MESELİ MANDEVILLE’IN SUNUŞU

Sadece çok az sayıda insanın kendisini anlayabilmesinin en büyük nedenlerinden biri, yazarların çoğunun insanlara ne olmaları gerektiğini söylemesidir; ama onlara gerçekte ne olduklarını söylemeyi pek dert etmezler. Kendi adıma, saygın okuyucuyu veya kendimi kayırmaksızın, inanıyorum ki insan (göze açık olan etin ve kemiğin yanısıra) pek çok arzunun bir bileşimidir; bu arzuların her biri, sırası geldiğinde harekete geçip üste çıktığında, kişi istesin ya da istemesin, onu hükmüne alır. Güya utandığımız bu vasıfların, toplumun büyüyüp gelişmesine büyük katkıda bulunduğunu göstermek buradaki manzumenin konusunu oluşturuyor. Ancak, manzume boyunca paradoks arz eder gibi görünen bazı bölümler için giriş kısmında bazı açıklayıcı notlar bulacaksınız; daha yararlı hale getirmek üzere, insanın, kusurlarına rağmen, erdemle taksiri ayırmayı öğrenmek için bundan daha iyi bir donanıma sahip olmadığını göstermeye uygun düştüğüne inandığım bir açıklama: Ve burada okuyucudan şunu aklından hiç çıkarmamasını istirham ediyorum; insan demekle Yahudileri ya da Hristanları değil, sadece insanı kastediyorum; olduğu haliyle ve bâtından habersiz olan.”

Görsel ise, daha önce de Futuristika’da makro çekimleri ve metinleriyle yer alan [Özlem Sorlu]‘ya ait. 2011 sonbaharında Beykoz’da bir bahçe demirinin üzerinde görüntülenen arıdan hareketle, Arılar Meseli’nin manzumesini okuyoruz.

Arilar Meseli – The Fable of the Bees