Aquirax Uno?

Akira Uno olarak da bilinir. Japon illüstratör ve ressamdır. 1934 doğumludur. Çalışmaları fantastik öğeler, saykodelik haller, grotesk canlılar, erotizm ve renklerin sesini yükseltip öne çıkması üzerine kurulu.

Özellikle 1960’lar ve 70’li yıllar Japonya Yeraltı Sanatı’nda çalışmaları öne çıktı. Bahsi geçen dönemde tiyatro, moda, film ve animasyonlarda çeşitli sanatçılarla birlikte sıklıkla yer aldı.

Akira (Aquirax) Uno, Japon avangardında ismi Tadanori Yokoo, Keiichi Tanaami ya da Tsunao Harada ile birlikte anılıyor. Ayrıca manga sanatçıları olan Sanpei Shirato, Seiichi Hayashi ve Katsuhiro Otomo ile birlikte, sayılan isimlerin hepsi 1960’lı yıllarda Tokyo’da faaliyet göstermiş bir yeraltı tiyatro hareketi olan angura!’dan çıkma.


 

Angura!

Angura ve benzeri sanat hareketleri, özellikle savaş sonrası sendromları yaşayan Japonya’da, gençlerin sistem ve devlete karşı isyankar bir haleti ruhiyede olmasının da etkisiyle kendine sağlam bir zemin bulmuş oldu. Bu dönemde, görsel sanatlar öne çıkarken, yukarıda sayılan sanatçılar da posterleriyle öne çıktı. Angura! hareketine bağlı sanatçılar aslında söylem olarak yeni bir şey ortaya koymuyorlardı. Art Nouveau etkisi altındaki çalışmaları bol bol fotoğraf ve kaligrafi kolajlarından oluşuyordu. Ancak ortaya çıkan sonuç gerçekten güzeldi. Hala oldukça ilgi görüyorlar. [Angura website] [Dükkan]


Angura! çalışmaları -ve tabii ki Aquirax Uno’nun da- dönemin karışık toplumsal ruh haline uygun olarak, çokça kaotik, renklerın parlak kullanımı üzerine kuruluydu.

İllüstrasyon ile başlayan Akira Uno, Japonya’da illüstrasyonun güzel sanatlar dalı olarak öne çıkmasıyla ismini duyurdu. çalışmalarında gerçeküstü hava, düşsel göndermeler göze çarpıyordu. Satyr benzeri yaratıklar, kanatlı ya da boynuzlu canlılar, genital organların sık kullanımı gibi öğelerle, fantastik tasarımlara imza atan Uno’nun çalışmaları yer yer absürt, mizah etkileri de taşıyan bir konumdaydı. Çalışmalarında yer alan kadınlar genelde soluk bakışlı, karanlık, gölgelere karılmış ya da etraflarında ilginç canlılarla tasvir edilir.

Çalışmalarını Aquirax [1] diye imzalayan sanatçı, sinemaya da el atmıştır. 1964 ile 1966 yılları arasında yaptığı animasyon kısa filmlerinden oluşan bir DVD 2002 yılında yayımlanmış.

Şu anda yetmişli yaşlarının sonlarını sürmekte olan Uno, son dönemde, Saint-Exupéry’nin Küçük Prensi’nin tiyatro uygulamaları için kuklalar yapmış. İnternet sitesi olmayan sanatçının bazı çalışmaları, tshirt, çanta ya da seramik gibi ürettiği bazı nesnelere buradan ulaşabilirsiniz: [Link]

Aquirax Uno, uzun yıllar önce, mail aracılığıyla [sws_highlight hlcolor=”e0da2f”] Horse/Girl[/sws_highlight] isimli bir dergi/fanzin’in sorularını cevaplamış Kendisine ulaşmak kolay olmamış. Aylar süren mesajlaşmalar sonunda, araya bir japon’un girmesi ve soru soracak kişilerin sanata ilgisinden emin olduktan sonra cevap vermeyi kabul etmiş. Derginin genel teması atlar ve kadınlar olduğundan, röportaj da bu konulara odaklanmış. Uno sorulara kısa, hatta bazen şifreli cevaplar vermiş. Bazı soruları zaten görmemezlikten gelmiş. Röportajın, okurun anlamlandıracağı tortusu ise bizce ilginç ve bildiğimiz kadarıyla Türkçede ilk kez görünmüş oluyor. Aquirax Uno atlar, kadınlar, ve saykodelik düş tasarımı üzerine anlatıyor:


“…kadını en iyi bir kedi betimler… “


Çalışmalarınızda çok sayıda güzel kadın var. Model ya da fotoğraf kullanıyor musunuz? İlham periniz var mı?

Model kullanmıyorum. Resim metafiziksel ise, kendimi ellerimin çizimine bırakıyorum. Dilerseniz buna otomotizm [2] de diyebilirsiniz. Gerçekçi bir resim yapmak istediğimde ise, fotoğraflara yöneliyorum. Ancak onları, fotoğrafçının telif haklarını bozmayacak şekilde kullanıyorum.

Çalışmalarınızda sıklıkla yarı insan yarı hayvan canlılar görülüyor. Örneğin kadın bacakları olan bir at ya da kedi kulakları ve kuyruğuyla bir kadın gibi. Size göre anlamı nedir bunların? İnsanların ve hayvanların bir şekilde birbirlerine benzediğini düşünüyor musunuz?

Çizerken bu türden düşüncelerim olmaz. Ancak sanırım o resimler biraz garip bir zamanda yer alan kadınları betimliyor ya da bizim günlük hayatımızdan oldukça uzak bir konumları var.

Sizi en iyi hangi hayvan yansıtır?

Yaratıksal bir egoizmle kedi olmak isteyen bir köpeğin çizgileriyle olabilir.

Bir kadını en iyi hangi hayvan yansıtıyor sizce?

Genel olarak konuşmak gerekirse, kadını en iyi bir kedi betimler. Ancak köpeğe benzeyen, fil gibi olan ve tilkiyi andıran kadınlar da mevcuttur.

Aquirax Cinema’daki kadın bedenindeki at çizimleri çok güzel. Model ayağını oynattıkça atlar dört nala gidiyor gibi. Bu proje nasıl gerçekleşti?

Fransız şair Paul Géraldy’nin “Toi Et Moi/Sen ve Ben”i için görsel bir çalışma yapmak istedim. Ancak şiirin o soyut-abstract dünyasını fiziken betimlemek imkansız. Şiirin treorik bir dili olduğu fikrinden hareketle, bu film de imgelerin metaforu olacağından, bir erkekle bir kadının görsel zamanda betimlemeyi denedim. Günlük hayatı da bir parça fanteziyi de içeren “Sen ve Ben”de kadınla erkeğin etinin parçaları gerçek ile yapaylık (simulakra) arasında dört nala gidiyorlar.

Çalışmadığınız anlarda neler yapmaktan hoşlanırsınız?

Tatil günlerimde bile kendimi çalışırken buluyorum. Gerçi benim için “çalışmak” dediğimiz iş değil daha çok bir hobi. Sonra hafta içleri gidip film izliyorum. Sanırım günlerim belirli bir yapıda değil.

Aquirax Uno 1969 yılında. Fotoğraf, Studio Voice dergisinin Ağustos 2003 sayısında yayımlanmıştır

[sws_divider_line]
  1. İsminin çarpık bir Fransızca ile telaffuzu
  2. Bilincin yarattığı herhangi bir estetik ya da ahlaki kaygı olmaksızın, o anda akla geleni anında yazıya dökme ya da çizme şeklinde gerçekleşen bir tekniktir. Gerçeküstücüler tarafından kullanılmıştır. Başlıca uygulayıcıları Philippe Soupault, Antonin Artaud ve Gerçeküstücülüğün kurucusu sayılan Andre Breton’dur.
Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someonePrint this page