I.

İnsan umutsuzluğunun nedenlerini ortadan kaldırmakta başarısız olduğumuz sürece,  insanın kendisini umutsuzluktan arındırmasına ilişkin çabalarının nedenlerini de yok etme hakkımız bulunmuyor.

artaud-a4

II.

Peki, gerçek bir deli nedir? Deli olmayı kendi tercihi olarak
seçmiş olan kişidir. İnsan onurunun belirli üstünlüğü fikrinden
kaçınmaktansa, kelimenin sosyal anlamıyla kabullenmeyip
tercih etmiştir.

Toplum tüm tımarhanelerinde, bu şekilde, kurtulmak
istediklerinin ya da kendisini korumak istediklerinin gırtlağına
bastı. Çünkü tımarhanedekiler, toplumun o muazzam kurnazlığının
yardakçısı olmayı reddetmişlerdir. Ayrıca, bir deli, toplumun duymayı
istemediği belirli gerçekleri söyleyip duran kişiydi.

III.

Ben de ömrümün dokuz yılını bir tımarhanede geçirdim. Asla intihar takıntısı içinde değildim. Ancak, şunu biliyorum ki, psikiyatrist ile her sabah ziyaretinde gerçekleştirdiğiniz konuşma, onun boğazını kesemeyeceğimi fark etmem, bende kendimi asma isteği uyandırdı.

Siz yaşamın dışındasınız. Yaşamın üzerindesiniz. Sıradan insanın bilemediği acılarınız var. Normal seviyeyi aşmaktasınız. Bu nedenle insanlar sizi affetmiyor. Siz onların kafalarındaki huzuru zehirliyorsunuz. Dengelerini alt üst ediyorsunuz.  Kaynağı, bilinen herhangi bir duruma karşı uyumsuz olan ve kelimelerin yetersiz kaldığı, bastırılamayan acılarınız var. Tekrarladığınız, değiştirdiğiniz, iyileştirilemez, hayal edilemez ve ne bedene ne de ruha ait; sadece her ikisinin de parçası olan acılar. Ben sizin bu azabınızı paylaşıyorum ve size soruyorum: Kim bizi iyileştirmeye cesaret edebilir? Henüz kendimizi öldürmeyeceğiz. O zaman bizi rahat bırakın! 

artaud (5)IV.

Siz, umutsuz olanlar, kendinizi yok edin. Ve sizler, bedenlerinde ve ruhlarında işkence görenler, umutlarınızı terk edin.  Sizler için bu dünyada teselli yok. Dünya sizin çürüyen etinizden ayrı yaşıyor.

artaud-a2

V.

Hem doktor hem de dürüst biri olmak neredeyse imkansızdır. Ancak aynı zamanda en inkar edilmez deliliğin damgasını taşımayan bir psikiyatrist olmak ise ahlaksızca imkansızdır: İnsanlık yığınının atalarından gelen refleksine direnemeyen, bu bir tür doğal yığının ve tüm dahiliğin doğuştan düşmanı tarafından emilmiş herhangi bir bilim adamını ortaya çıkaran…

artaud (3)

VI.

Ben sahneyi terk ettim. Çünkü fark ettim ki izleyici ile yapabileceğim tek şey, cebimden bombaları çıkarıp onlara atmaktı.

Antonin Artaud [1896-1948]

 Zeyl