1941-1945 yılları arasında FSA/OWI tarafından görevlendirilen fotoğrafçılardan Alfred Palmer’ın Kodachrome (4×5) çalışmalardan fark ediyoruz ki, ta o zamanlardan beri Amerikalılar bize bir şeyler anlatmak istiyorlar ama ne?

FSA/OWI Kongre Kütüphanesi’nde o dönem propoganda fotoğraflarından yüzlerce bulabileceğiniz bu çalışmalardaki kadınlar, gösterilen bölümlerde gerçekten çalışan, “Rosie the Riveter” olarak ikonlaşan kadınlar.

Savaş sırasında kadınların ailelerine, ordularına ve ülkelerine katkıda bulunmaya çağıran, fabrikalarda çalışmaya yüreklendiren fotoğraflar, J. Howard Miller’a da ilham vermişti. 1942’de Westinghouse için tasarladığı We Can Do It! adlı posterde Michigan’dan bir “Rosie the Riveter”ı; Geraldine Doyle isimli fabrika işçisini model olarak kullanan Miller’ın yarattığı imaj ve türevleri durumu iyice pekiştirdi. Amerikalı kadınlar arasında “Rosie” olmak dayanışmanın ve feminizmin birer simgesi oldu. Savaş sırasında “erkek işi” yapan kadınların, savaş sonrasında “ev kandınlığına” dönüş yapacağını düşünenler ise çok fena yanıldılar.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someonePrint this page