Orta sınıfa ait bir kızdı, her sabah perdeler ile kapanmaya dair oyunlar oynayan. yüzünde hiç güneş batmayacak demeye getiren bir gülümseme taşırdı. Boş vakitlerinde kutsal bir töreni icra eder gibi çay hazırlayan, yanmaya ve yakmaya hazır. Kimse ölümlü değildir. Belki ölü ve sevimlidir. Dolu dolu öpücük sunardı delikanlıya. Her erkek sırlarına hakimdir, tanrıya yüz vermez, sevgilisini uyutmaz, ölüm izlerken pencereden, inadına sarılır ve derinlere bakar, gözlerinde fırtına kesiği, Orta sınıf kızları ardında bıraktıkları, hatırlattıklarıyla, bir silahın melodisiyle, sonsuza dek ölü ve sevimlidir. Oysa Moda’nın tüm kahvecileri gayet iyi bilirler ki kimse ölümlü değildir, tek başına ölenler bile. Hikayeleri anlatacak, öpücükleri cennetten çıkaracak birileri hep vardır. Adım attığı yerler ayın gölgesiyle aydınlandıkça.