Futuristika’nın güzide yazarlarından Ali Abaday’ın ABD Başkanı Barack Obama’nın Türkiye gezisi hakkındaki yazısı, ABD gazetelerinden Pittsburgh Tribune-Review’de yayınlandı. Yazının ingilizcesine buradan ulaşabilirsiniz, Ali Abaday, yazısının Türkçesini Futuristika’ya gönderdi:

Dün sabah Karaköy Kabataş arasında sabah erken saatlerde hayat bilmeyen birine gayet normal gözükebilirdi. Sadece çok kısa aralıklarla yerlerini almış ekip arabaları olağandışı bir şeyin olacağını haber verir gibiydi. Tophane tarafında nargilecilerin bulunduğu Üçüncü Ahmet Çeşmesi’nin orda ise polislere basın mensupları eklenmiş, canlı yayın araçları hazırlıklar yapıyordu. Tophane-i Amire binasının önünde ise farklı bir hazırlık vardı.

Polisler kahvaltılarını yaparlarken saat 10:00’a doğru bu olağan dışılığın ilk tarafı Tophane’ye geldi. Çeşitli üniversitelerden gelen yüz öğrenci.

ABD Başkanı Barack Obama’nın Türkiye gezisi sırasında bir grup gençle görüşmek istemesi için seçilen gençler erkenden servislerle Tophane-i Amire binasına getirilmişti. Kapıda gruplar halinde içeri alındıktan sonra davet edilmiş basın mensupları da girişte beşerli gruplar halinde içeri davet edildi. Binaya girmeden önce Amerikalı güvenlik elemanlarının sıkı bir aramasının ardından ise binaya girildi. Öğrenciler önceden kendileri için hazırlanmış olan yerlere otururken basın mensupları da arka taraftaki masalara alındı.

Sabah erken kalkmanın yarattığı mahmurluk biraz azaldıktan sonra salondaki gençlerle basın mensupları arasında, ki basın mensuplarının da Washington’dan gelen bir talimatla yaşlarının 35’i geçmemesine çalışılmıştı, arasında konuşmalar başladı.

20’yi aşkın üniversiteden yüz öğrencinin ortak özelliği neredeyse hepsinin bir şekilde Amerika’da bulunmuş olmasıydı. Bu da akıllara gençlerin önceden güvenlik kontrollerinin yapılmış olduğunu düşüncesi uyandırdı.

Gençlerin hepside sorular hazırlamışlar ve Obama’nın kendisine soru hakkı vereceğini umuyordu. ABD’li görevliler ise bir taraftan olayları izliyor, basın ve gençlerle ilgileniyor diğer yandan ise Obama ile gençlerin görüşmesinde bir aksaklık olmasın diye son kontrolleri yapıyorlardı.

Obama’nın Sultan Ahmet’i gezdiği ve yola çıktığı haberinden kısa bir süre sonra ABD’li basın mensupları da Tophane-i Amire’ye geldi.

Saat 12:00’ye doğru her hazırlık tamam gibiydi. Ortalıkta büyüyen sessizlik kısa süre sonra beklenen kişinin geleceğini haber veriyordu. Gizli servis görevlileri de yerlerini aldıktan sonra ABD Başkanı Barack Obama salona gelerek gençlerle selamlaştı. Simültane olarak İngilizce ve Türkçe çeviri yapılırken Obama önce kısa bir konuşma yaptı.

Obama konuşmasında, “Yeni duvarlar inşa etmek yerine, yeni köprüler kurabilirsiniz. Bu çabalarınızda ABD’de bir dost, bir destekçi, bir ortak bulacaksınız” derken geliş nedeninin İstanbul’un güzel yerlerini görmek için değil “ABD ve Müslüman dünyasındaki kökleri karşılıklı saygıda olan bir ilişkiyi yeniden inşa etmeyi istediğim için” olduğunu söyledi.

İki ülkenin ortak değerlerinden bahseden Obama, ”Dostluğumuza hizmet edecek ortak hayallerimiz olduğunu unutmamamız gerekiyor. ”Fikir birliği olmadığı zamanlarda bile birbirimizin bakış açısına saygı duymamız gerekiyor” dedi.

Obama geliş nedeninin ABD hakkında kalıplaşmış düşünceleri yıkmak olduğunu ifade ederken, sözlerini “ABD’nin bencilleştiği, kabalaştığı ve bizim ötemizdeki dünyaya önem vermediğimiz gibi bir algılayış olabilir. Bu benim bildiğim ve sevdiğim ülke değil. Dünyadaki her ülke gibi ABD de hatalar yapmıştır ve mükemmel değildir. Ama 200 yılı aşkın bir süredir daha iyi bir birlik kurmak, daha umut dolu bir dünyaya ulaşmak için çaba sarf ettik. Çaba sarf eden herkes başarılı olabilir. Aksi halde Barack Hüseyin Obama olan biri başkan seçilemezdi” diye sürdürdü.

İsrail ve komşuları hakkında bir soruya Obama, “İnanıyorum ki Ortadoğu’da barış mümkün, bunun iki devletli bir çözümden kaynaklanacağını düşünüyorum. Filistin ve Yahudi devleti. Bunu başarmak için her iki tarafın da uzlaşı yapması gerektiğini düşünüyorum” derken barış sürecinin geçmişi değil geleceği düşünen bir ruhla olacağını ifade etti.

ABD’nin Kyoto Potokolü’ne ne zaman imza atacağı sorusuna cevap veren Obama. Kyoto Protokolü konulduğu zaman Amerika imzalamamaya karar verdi ama ben bunun hatalı olduğunu düşünüyorum. Çünkü Amerika en büyük karbon üreticisi oldu. Şu anda Çin nüfusunun artması nedeniyle bu sıfata çok yaklaştı. Yakın gelecekte bir uluslar arası anlaşmayı bir araya getirmemiz gerekiyor. Şu anda Amerika’nın imzalaması çok anlamlı değil çünkü bitmek üzere. Bunun yerine Kopenhag anlaşması için hazırlanıyoruz. Kullanılan enerji miktarını azaltmanın kritik bir çözüm olacak. Yalan söylemek istemiyorum. Sanırım bütün ülkelerde bu işin politikası çok zor olacaktır” cevabını verdi.

Eski ABD Başkanı George W. Bush’un politikaları ile Obama’nın politikaları arasında pek fark görmediğini kendisini farkının ne olduğu yönünde bir soruya da Obama, “Ben farklı bir sima da olsam Sayın Bush’tan, politikalar aynı olacak. Dolayısıyla çok fark beklenmiyor. Bunun zamanla sınanacağını düşünüyorum. Devlet mekanizmasını ilerletmek yavaş bir süreçtir. Büyük tankerler gibidirler. Küçük manevrası kolay araçlar değiller, yavaş yavaş hareket ederler, zamanla çok farklı bir yerde buluyorsunuz kendinizi. Irak’taki savaşa karşı çıktım. Kötü bir fikir olduğunu düşünüyordum. Şu anda orada olduğumuz için, oradan askerlerimizi çektikçe bunu dikkatlice yapmamızı, şiddete dönüşebilecek bir çöküntü görmememiz için dikkatli davranmamız gerektiğini düşünüyorum. Bazıları niye hemen çekmiyorsun diyebilir ama başlangıçta karşı çıktığım için, bu sorumsuz davranmamıza izin var demek değil.

Soruların bitmesinin ardından Obama gençlerle tek tek el sıkışırken Koç Üniversitesi Kimya bölümü ikinci sınıf öğrencisi Zeynep Hazal’ın kendisine uzattığı kağıdı aldı. Zeynep daha sonra uzattığı kağıtta soramadığı “ABD’li gençlerle Türkiyeli gençlerin ortak yapabilecekleri projelerin neler olduğu” yönünde sorusu olduğu söyledi.

Söyleşinin ardından gençlerin ortak kanısı Obama’nın çok sıcak olduğu ve sorulan sorulara içtenlikle cevap verdiği yönündeydi. ABD Başkanı uçağına gitmek için yola çıktığı zaman yol üzerinde bulunan bir grup kendisini alkışlarken bir grup da ufak bir protesto gösterisi yaptı.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someonePrint this page