Giorgio de Chirico, yüzyılın kendine özgü sanatçılarının başında geliyor. Aile mezarlığı Feriköy’de olan de Kiriko’ların istanbul’daki son üyelerinden biridir babası; İzmir’de annesiyle tanışmış, önce Yunanistan’a, sonra İtalya’ya göç eden aile Avrupa kültürüne mührünü vuracak iki oğul yetiştirmiştir: Resimleriyle üne kavuşan (oysa yabana atılamayacak kitaplar da yazan) de Chirico ile kitaplarıyla üne kavuşan (oysa yabana atılmayacak resimlere imza atan) küçük kardeşi Alberto Savinio.

Enis Batur, Aciz Çağ, Faltaşları”nda (YKY, 1998; s. 161)


Alberto Savinio (1891-1952) resim, müzik ve edebiyatta yüklü miktarda eser bırakmış. Kardeşi  Giorgio De Chirico kadar bilinmez kalmış. Paris avangard ortamlarında sürtmüş, hakkıdır. Edebiyatı bırakıp müziğe yönelmiş, Atina’da sürtmüş, sonra resme dönmüş. Guillaume Apollinaire, Paris’de izlediği/dinlediği Savinio’nun piyanosunu nasıl hırpaladığını anlatır, hırsla çaldığı enstrümanı arkasında enkaz halinde bırakır. Bir gün, enstrümanlarını parçalayan müzisyenlerden bahsedilirse, Saviono, The Fluxus Jokers, Jimi Hendrix ya da Townshed’in öncülü olarak, açılışı yapmakla yükümlüdür.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someonePrint this page