Ressam Diego Rivera, Stalinistlerce öldürülen Antonio Mella’nın cenazesinde en önde. 1920’li yıllarda Meksika’da bohem devrimci hareketin güçlü olduğu yıllar.

Agustín Victor Casasola, 20. yy başlarında Meksika Devrimi yaşanırken tarihe tanıklık etti. 1874 doğumlu fotoğrafçı, babasının erken ölümü sonrasında genç yaştan itibaren tipograf olarak çalıştı. Daha sonra muhabirlik de yapan Casasola, fotoğrafçılığın gelişimini görünce kendini bu yönde eğitti ve kardeşi Miguel ile birlikte 1905 yılında ilk fotoğraf ajansını açtı.

1907 yılında Guatemala Başkanı’nı vuran suikastçıların, kamuya kapalı olan idamlarını Hapishane Duvarı’nın üzerinden gizlice çekince ilk özel ödülünü aldı.

1910 yılında Meksika Devrimi başlamıştı. İhtilal mücadelesinin ve halk ile ordu çatışmasının hemen her ilginç detayını yakaladı. İlerleyen yıllarda, Devrim sonrası Meksika’nın gündelik hayatını da belgeleyen fotoğrafçının 500 binin üzerindeki çalışması, bugün Meksika kültür tarihinin en önemli belgeleri arasında sayılıyor.

Francisco Villa desteğiyle 1910 yılında Mexico City’ye giren Emiliano Zapata’nın da birçok anını fotoğraflamıştı Casasola. Meksikalı anarşist düşünür Ricardo Flores Magón’dan hayli etkilenen Zapata, ülkesinde topraksız köylüler ve çiftçiler için toprak reformu gerçekleştirmek amacıyla savaşıp, en sonunda çeşitli siyasi mücadeleler sonrasında devrime liderlik edecek konuma gelmişken, konuşmak üzere çağırıldığı bir toplantıda pusuya düşürülüp öldürüldüğünde de, bedeninin fotoğrafını ölümsüzleştiren, yine Casasola’ydı.

Emiliano Zapata