[5 – son hali]
der ki:
“odanı aydınlatan sadece bir mum ışığı.
gözlerini kapat ve mum ışığını dinle.”

[4 – uyku vakti her zaman uyku vaktidir hali]
sadece sen yokken rüyalarım kabusa döner.
az önce, duymadığın çığlıklar uyandırdı beni.

[3 – ekşın (hayat) hali]
hayat en çok ne kadar yaşlandırabilir insanı?
gün doğdu gene bak!
hayat ne kadar yaşanabilir?
yaşamak için bir çağdaş nedenler bulmalıyım:
modern vergiler, Cern’deki deneyler, Mars’ta hayat olup olmaması…
ya da kendimi bulmalıyım.

[2 – dışarısı hali]
[vapurda]

sadece vapurlarda güzel gün batımı.
sadece vapurlarda cimriliğim gelmez aklıma.
simitimi paylaşırım martılarla.
[arabada]
hızlıca geçip gitmek yol kenarlarına bakarak…
insanları, çakalları, koyunları, oyunları, ağaçları, çöpleri sayarak.

[1 – akşam hali]
istanbul henüz sönen bir mumdur.
ve istanbul’u sadece apartman, araba ışıkları.. ve ay ve de tinerci tenekeleri aydınlatır artık.

odanı aydınlatan bir mum ışığı.
mumu değil, gözlerini söndür.
uyku vakti!
her zaman uyku vaktidir.
hayat:
hayat dışarıda.
akşam oldu:
istanbul henüz sönen bir mumdur artık.