Bu yıl 211 filmin yarıştığı, 30. İFSAK Ulusal Kısa Film Ve Belgesel Yarışması’nın Ödül Töreni, 2 Mayıs Pazar günü Pera Müzesi’nde yapıldı.

Açılış konuşmasını İFSAK Başkanı Tanju Akelman’ın yaptığı törende, Nisan ayında Prof. Dr. Neşe Kars, Senem Tüzen, Aylin Kök Aydın, Senem Aytaç ve Serkan Turaç’ın ön elemesini yaptığı, Seyfi Teoman’ın tek seçiciliğinde ve yönetmenlerle birlikte izlenerek tespit edilen filmlerden dereceye girenlerin gösterimi de yapıldı. Ödüller şöyle:

En İyi Kurmaca Film – Güven Bana – Nazlı Elif Durlu (9’34) – Teknik bir arızadan dolayı gösterimi yapılamadı!
Mansiyon : Meret – Hakan Ömer Zorka (13’17)
Mansiyon : Yazlık – Eray Mert (20′)

En İyi Belgesel Film: Bu Sahilde – Merve Kayan ve Zeynep Dadak (21’50)
Mansiyon: Mezra Ezidiya – Rodi Yüzbaşı (27’30)

En İyi Deneysel / Canlandırma Film: Özleyiş – Eytan İpeker (10’30)
Mansiyon: Yolda – Alper Öztekin (6’23)

 

Soldan sağa: Hakan Ömer Zorka, Zeynep Dadak, Tanju Akleman, Eytan İpeker, Neşe Kars, Alper Öztekin, Ersan İlal
Soldan sağa: Hakan Ömer Zorka, Zeynep Dadak, Tanju Akleman, Eytan İpeker, Neşe Kars, Alper Öztekin, Ersan İlal
Futuristika! dergisi adına katıldığımız, İFSAK’ın ruhuna yakışır organizasyonda izlediğimiz kısa filmler içinde iz bırakanlar hakkında nacizane görüşlerimiz ise şöyle…

Meret – Hakan Ömer Zorka

Meret, içeriği, oyunculuğu, müziği ve kısa film janrına tam uygunluğuyla bizi en çok etkileyen yapımlardan oldu. F tipi cezaevine eleştiri ya da insanların genel olarak ıssızlaştırıldığına dikkat çeken yapısıyla, vurucu sonuyla, tam olarak buralı bir yapım. Filmin müziklerindeki özen için ayrıca tebrik etmek lazım.

Mezra EzidiyaRodi Yüzbaşı – Seyret!

Nusaybin’deki Ezidilerin hüzünlü hikayesini anlatan yaklaşık yarım saatlik bu belgesel, azınlıklar içinde azınlık olmanın zorluğunu, toprağa ve güneşe bağlı insanların kadim bilgeliğini aktardığı gibi, yok ettiğimiz farklılıklarımızla ne kadar bodurlaştığımızı da gösteriyor. Sadece belgesel değil, bir hayat bilgeliği de sunuyor. “Büyük şehirler, güzel arabalar yapılıyor ancak insanlık azalıyor…”

Bu SahildeMerve Kayan ve Zeynep Dadak – Seyret!

Kış mevsiminde terk edilen ama yazın hıncahınç tatilcilerle dolup taşan Erikli’den görüntüler içeren Bu Sahilde’de, Fransız Rivierası’nı inceleyen, Agnes Varda imzalı kısadan (Du cote de la cote) esinlenilmiş. Bize göre, “Tatil insanın temel ihtiyaçlarından biri midir?” sorusuna cevap aramasından çok, çocuklukta bir dönem aileler ile gidilmesi gereken tatillerin büyüdükçe verdiği hissiyatı yansıtan belgeselde, kürk mantolu konkenci anneler, sadece hafta sonu tatilci olabilen çalışan babalar, deniz kenarında pineklemekle geçen zaman, çay bahçesinde canlı müzik eşliğinde atılan göbekler, gündelik anonslar, yazlık sitelerde bir türlü tamamlanmayan yapılar, başıboş atlar, deli eden sinekler, çingeneler, yani en yalın haliyle yazlık Trakya var. Yönetmen ikili, aslında anlatmak istediklerinden fazlasına göz açtırıyorlar.