Tatilde miyiz neyiz?

Mavideyiz Tom Waits'i ve rüzgarı dinliyoruz.

Tiyatroyu spor olarak görmenin dayanılmaz hafifliği

Tiyatroyu spor olarak görmenin dayanılmaz hafifliği

Spor deyince futbolun, atasporu deyince güreşin akla geldiği bir kara parçasında yaşıyoruz.

Avrupa’dan ithal birçok şeyi sevdiğimiz şu günlerde aynı zamanda ABD’den de ithal olmasını göz ardı edebileceğimiz bir durum kol geziyor etrafta; Tiyatro Sporu! Tiyatroya gönül vermiş her gencin çetrefilli yollarından geçtiği doğaçlamayı alıp bir güzel yaklaşık iki saatlik bir gösteriye çeviriyorlar. Bunu kim yapıyor derseniz eğer benim bildiğim bir “Mahşer-i Cümbüş” var bir de “Kurusıkı” var. Şimdi karşılaştırma tekniği ile ilerlersem sanırım daha başarılı anlatabilirim. Öncelikle mekan verelim kimden nerede ve nasıl bahsediyoruz havada kalmasın.

Kurusıkı performans sırasında
Kurusıkı performans sırasında
Ayça Işıldar, Dilek Çelebi, Burak Satıbol, Ayhan Taş, Yiğit Arı, Özlem Türay’dan oluşan Mahşer-i Cümbüş beşinci senelerinde kurdukları “Mahşer-i Cümbüş Hayalhanesi“nde çıkıyor ki halk arasında daha çok Hayalhane olarak biliniyor. Kurusıkı ise Old City Comedy Club’da çıkıyor. Olayı Türkiye’ye ilk getiren cumartesileri sahne alan Mahşer-i Cümbüş. Altı kişiden oluşuyorlar ve spor denen merete hakkını ekipmanları ile veriyorlar. Zira sahnede puanları yazmak için bir tahtaları, boyunlarında bir düdükleri ve kronometreleri bulunuyor. Üçerden iki gruba ayrılıyorlar. Birisinin ası Mahşer diğerininki Cümbüş oluyor ve her oyunlarından sonra seyircinin alkışına göre puan alıyorlar. Ama tahmin edersiniz ki iki grup da her zaman en yüksek puanı alıyor dolayısıyla tahtadan pek bir verim alınamıyor. Keza kronometre de bence olayı biraz itici yapıyor zira siz sahnede bir oyun izlerken bir anda yandan birisi “Son otuz” diyor ve bütün dikkatiniz dağılıyor. Son olarak iki grubun da ortak bir özelliği ise ikisinin de oyunlarını oynarken seyircilerden yönelim almaları. Yani sizden alacağı bir cümle, bir soru ya da bir neden ile şekillendiriyolar oyunlarını. Ya oyunlarının içine yedirmeye çalıştıkları cümlelere dönüşüyor bu aldıkları cümleler ya da başka bir oyunun çıkış noktası oluyor.

Diğer grup ise Kıvanç Kılınç, Sena Taşkapılıoğlu, Nihal Yalçın, Petek Kırboğa ve Şener Savaş’tan oluşan Kurusıkı. Daha önce Hayalhane’de de çıkmışlar ama şu an Oldy City Comedy Club’dalar her cuma. Bence mekan ile bir puan önde başlıyorlar zira Hayalhane kültür merkezi tadında numaralı koltukların olduğu bir yer iken Kurusıkı’nın sahne aldığı yer bir bar. Kurusıkı’nın tek ekipmanı düdük ki onların oynadıkları oyunu bitiren çoğu zaman seyircininkine karışan kahkahaları oluyor. Onlarınki de tiyatro sporu, onlar da doğaçlama yapıyorlar. Beş kişiden oluşan Kurusıkı’nın sahnedeki enerjisi bana sorarsanız Mahşer-i Cümbüş’ten daha başarılı. İkisini de gidip kendi gözünüzle görmek isteyebilirsiniz ama benim oyum Kurusıkı’dan yana olacaktır.

Benzer konular

11 Yorum: “Tiyatroyu spor olarak görmenin dayanılmaz hafifliği”

  1. Ben iki grubu da bir kaç kez izledim. Mahşer-i Cümbüş’ün “yalandan” müsabaka formatını hiç sevmedim. Evcilik oynar gibi hiç bir gerçekliği olmayan bir müsabaka durumu… Haliyle bunu “yalandan müsabaka” yerine doğaçlama tiyatro tadına çeken Kurusıkı’yı daha çok beğendiğimi söylemeliyim.

    Bireysel yetenek ve sempatiler açısından da bakıldığında benim oyum da Kurusıkı’ya…

  2. Yanlış hatırlamıyorsam Mahşer-i Çümbüş Ankara’da kurulup, İstanbul’a göçmüştü. Şu sıralar Ankara’da tiyatro sporunun yapan bir grup da “Bunlar Onlar”. Her pazar saat 19:00′da AST (Ankara Sanat Tiyatrosu)’da oynuyorlar. Detaylı bilgi: http://www.kybelefilm.com/

  3. Evet doğru. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü öğrencileri tarafından kuruluyor grup ve Ankara’da Tenedos kafede sahne alıyorlar. 2003′teyse İstanbul’a taşınıyorlar.

  4. Selam herkese, Bunlar Onlar Ekibi bence bu alandaki en başarılı grup. Tek şanssızlıkları Istanbul’da olmamaları ( Ankara’dalar maalesef)

  5. O zaman umalım da onlar da istanbul’a taşınsın (:

  6. Yahu bi şeyler de Ankara’da kalsın :) Herkes İstanbul’a göç ediyor, nereye kadar!!!

  7. Aslında haklısın, hatta birçok şey Ankara’da kalsa, kültürel bazda eşite yakın bir dağılım olsa her şey daha güzel olur. Ama diğer yandan insan ister istemez şunu soruyor, Mahşer-i Cümbüş’ü Ankara’dayken kaç kişi tanıyordu, şimdi kaç kişi tanıyor? Tabi gönül isterdi ki böyle olmasın ama İstanbul’un böyle bir hem itici hem de çekici yanı var.

  8. ben iki grubbu da sahnede izleme şansına sahip oldum ama iki grubu da televizyonda izleyemiyoruz malesef. açıkcası mahşer-i cümbüş birkaç kez haylhanede izlediğimde çok eğlenmiştim ancak aynı tadı bana televizyanda veremiyolar kurusıkı’yı da birçok kez sahne izledim ve bence çok çok başarılar ama aralarında bir kıyas yapacak olursak bence mahşer-i cümbüş’ün o sahteden oylama faslı çok sıktı artık yani sempatiklik yaratıcılık ama en önemlisi de yetenek açısından bakarsak benim oyum da kurusıkı’ya…

  9. malesef aldığımız duyumlara göre kuru sıkı dağılmış. sanırım farklı bir kadro ve farklı bir isim olarak yeniden sahne alacaklar.

  10. Yanlis bir duyum alinmis sanirim. Kurusiki dagilmadi, ekipten ayrilan arkadaslarimiz oldu fakat Kurusiki her cuma periyodik olarak Old City Comedy Club’da gosterilerine devam ediyor.

Fikir belirtin

Kullanabileceğiniz XHTML etiketleri: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Yorum yapmayayım ama bu yazıdan haberim olsun