Edward Albee'nin "Kim korkar Virginia Woolf'tan?" isimli oyununun ana karaktelerinden Martha'yı bilen bilir. Seen sever. Bir savaşın taraflarındandır oyunda.
Marie Menken ise (1909-1970) sadece Amerikan avangart sinemasının unutulmaya yüz tutmuş kadın yönetmeni değil, aynı zamanda Martha karakterini esinleyen kişidir.
Samuel Beckett, 54 yıl önce bugün artık unutulmuş bir operanın yazılışında yer aldı. İçeriği ve kurgusuyla bir "anti-opera" olan Neither/Hiçbiri isimli bu çalışmanın libretto'su, Beckett'in 1956'da şiir gibi yazdığı 87 kelimelik kısa öyküsüdür ve Türkçesi de -bildiğimiz kadarıyla- ilk kez Futuristika'da yayımlanıyor.
Alman aktör ve şarkıcı Ernst Buch, 1937 yılında cumhuriyetçilerin yanında savaşmak üzere ispanyol iç savaşına katılmıştı. 37 ve 38 yıllarında Radyo Barcelona ve Radyo Madrid yayınlarından kaydedilen ve Uluslararası Tugaylar'a atfedilen "Demokrasinin altı şarkısı/Six Songs For Democracy" 1940 yılında Keynote plak şirketi tarafından yayınlanmıştı.
Yeryüzündeki tüm insanların bir anda ortadan kaybolduktan sonra 1 saatlik zaman diliminden başlayarak, 1 gün, 1 hafta, 1 ay, 1 yıl, 10 yıl, 100 yıl, 1.000 yıl, 200.000 yıl sonra dünyanın nasıl bir değişim geçireceğini etkileyici biçimde anlatan bir belgesel.
Yaratılış, Darwin üzerine oldukça başarılı bir film. Türlerin Kökeni'nin yayımlanmasından önce, bilim adamının yaşadığı kişisel hesaplaşmalarını gayet başarılı bir sinematografiyle veriyor.
Arşiv için: AntiDepo »
1956'dan bu yana etkisini yitirmeyen kadın görüntüsü, Elia Kazan'ın sansürü etkisizleştiren ve iç çamaşırlarını popüler kılan film hamlesi
in.fondo.al.mar (denizin altında) son 20 yılda Akdeniz'de batan gemiler üzerine hazırlanmış bir online bilgi görüntüleme projesi.
4. Uluslararası Rotterdam Mimarlık Bienali (IABR) “Açık Şehir: Biraradalığı Tasarlamak” ortaklığında, Philipp Misselwitz ve Can Altay küratörlüğünde 3 sergi.
Emrah Doğan, "Vizyonsuz Sinema" yazılarında, bağımsız filmlere göz atıyor. Hollywood'dan uzak, absürde yakın duran ve her Cuma günü vizyonda göremeyeceğiniz filmlerden bahsediyor.
Dante satmayınca yayıncımız yeni bir kitap arayışına girdi ve sekreterle yediği bir öğle yemeği rehavetini daha üzerinden atamadan odama gelip iki tane kitap attı masama. Kafka denen adam, ki sanırım epey tanınıyor, benim gözümden kaçmış, gerçekten ilginç bir yazar. Değişim ve Dönüşüm adlı iki